| Bu mülk başkalarına değil de oğluma miras kalacak dul eşim ve diğer çocuklarım da geçimlerini sağlamış olacaklardı. | Open Subtitles | كان للابن بان يرث العقار. ولن نخسر اي جزء منه. وكان له ان يوفر كل شي لارملتي وبقية اطفالي. |
| Evet, tarihte bir şey yapan ve çok eğlenen biri. | Open Subtitles | شخصاً قدم شيئأً للتاريخ، وكان له فيه متعة، عظيم، رائع. |
| Bu yüzden refah sistemi hakkında bir film yaptı ve çok büyük bir etki yarattı. | TED | قامت بانتاج فلم عن نظام الرعاية الصحية وكان له أثرٌ بالغٌ جداً |
| Kerim Bey çok önemli biriydi. Bir çok etkili arkadaşı vardı. | Open Subtitles | كريم بيه كان رجلاً مهماً وكان له أصدقاء ذوى نفوذ كبير |
| Alice Alquist'le bağlantısı olan bir Sergis Bauer vardı. | Open Subtitles | لقد كان هناك سيجس بوير وكان له صلة بأليس اليكويست |
| Ayrıca bir antrenörü vardı, adı Dick Sadler Foreman'ın yanında ufacık kalıyordu. | Open Subtitles | 'وكان له المدرب ، ديك سادلر ، صغيرة من قبل المقارنة ، |
| ve bilgiyi başka bir bilgiye bağlanabileceğiniz, ve sonra da istediğiniz gibi geri çağırabileceğiniz bir platforma sahipti. | TED | وكان له منصة تستطيع أن تربط معلومات بمعلومات أخرى. ثم تستطيع أن تستدعي أي معلومة بضغطة زر. |
| Kelso, Rudolph'un küçük, kız sesli ve toynak içlerinin... yumuşak olduğuna oldukça eminin. | Open Subtitles | ـ كيلسو، كان رودولف، صغيرا وكان له صوت الفتاة وأنا متأكد أن أحذيته كانت خفيفة |
| Bebeğim, karanlıktı ve kadın erkeğin vücudu harikaydı. | Open Subtitles | حبيبتي كان الظلام دامساً وكان له أو لها جسم مثير |
| Birbirini tutan sayılar, teoride anomali olmadığı anlamına geliyordu ve dört kuvvetin tümünü de kapsayan matematiksel derinliğe sahip olduğunu gösteriyordu. | Open Subtitles | وكان له العمق الرياضى لإحاطة كل القوى الأربعة. لذا نحن عرفنا بأنه ليس فقط |
| Benden bir istekte bulunursan ve tıbbi olarak mantıklıysa, evet derim. | Open Subtitles | إن أتيتني بطلب وكان له داعٍ طبي، فسأوافق |
| 12 havarisi vardı ve eminim hiçbiri evli değildi. | Open Subtitles | وكان له إثنى عشر من الحواريين ولا أظن أياً منهم قد تزوج قبلاً |
| Henüz kimliğini saptayamadık ama Meclis saldırısıyla bağı var ve varis atanmamda da büyük rol oynamış. | Open Subtitles | ولم يمكننا التعرف عليه حتى الان ولكننا نعرف انه متورط في تفجير المجلس وكان له دور في جعلي |
| Savaş teçhizatları fabrikasında kurşun yapmak için yeterince küçük elleri vardı. | Open Subtitles | وكان له أصابع صغيرة لتصنيع الرصاص في مصنع ذخيرة. |
| Adamın birinin, taşaklarını deriyle örttüğü bir tane vardı mesela. | Open Subtitles | وكان له هذا واحد حيث يلتف هذا الرجل الكرات له في الجلد. |
| Bir de onun üzerinde çalışmak için aşağı yukarı 15 yılı vardı. | Open Subtitles | وكان له أكثر قليلا الوقت للعمل بها من قبل، يعطي أو يأخذ، 15 عاما. |
| Sen Bobby'nin oyuncağıydın. Kendi sebepleri vardı. | Open Subtitles | لقد كنت خدعة بوبي إيرل وكان له أسبابه. |
| Sen Bobby"nin oyuncağıydın. Kendi sebepleri vardı. | Open Subtitles | لقد كنت خدعة بوبي إيرل وكان له أسبابه. |
| Adamda cezaevi dövmeleri vardı ha? Peki. | Open Subtitles | وكان له أيضا سابقة فى السجن حسنا |