Bakın, size Bir sürü kelime ve Bir sürü sayı verdim, ve bu daha çok görsel bir açıklama. | TED | أترون , أعطيتكم للتو كثير من الكلمات وكثير من الأعداد , وهذا في ذاته أكثر من التفسير المرئي . |
Bir sürü de su şişesi vardı. -Bu şeyler arabanın içinde miydi? | Open Subtitles | واحد من كبار الحبال المطاطية وكثير من زجاجات الماء |
Ben de bir seferinde sıkıntıdaydım. bir çok insan istiyordu... | Open Subtitles | كنتُ واقعةً في مصيبة ذات مرة، وكثير من الناس أرادوا.. |
Gördüğümüz şey ilk olarak çok aktif bir kültür, bir çok bölünme, daha sonra hücreler ayrıldığında çok temiz bir çekirdektir. | TED | ما نراه يتمثل في، أولا زرع نشيط جدا وكثير من الانقسامات ثم أنوية واضحة جدا عند انفصال الخلايا. |
Artık tek ihtiyacımız; biraz energon ve bolca şans. | Open Subtitles | الآن كل ما نحتاجة هو قليل من الطاقة وكثير من الحظ |
Artık tek ihtiyacımız; biraz energon ve bolca şans. | Open Subtitles | الآن كل ما نحتاجة هو قليل من الطاقة وكثير من الحظ |
Deneysel bir şey. Noel'le ve birçok şeyle ilgili. | Open Subtitles | الأمر تجريبي له علاقة بعيد الميلاد وكثير من الأمور. |
Dört yıl önce evini dekore etmiş, bodrumu boşaltmış ve birçok eşya ikinci el dükkanına götürülmüş. | Open Subtitles | قبل أربع سنوات قامت بتجديد منزلها وأفرغت المرآب وكثير من الأشياء بيعت إلى محلات البضائع المستعملة |
Kalabalık var ve çok üzücü bir olayla karşı karşıyayız. | Open Subtitles | شركة الهاتف الصوتى. هناك حشد كبير وكثير من الحزن هنا |
- Sen hala Mrs. Smith'sin. - Ne olmuş? Onlardan Bir sürü var. | Open Subtitles | لا تنسي أنك حرم السيد سميث وكثير من الاخريات كذلك |
El sıkışacağız, Bir sürü gazeteci bu büyük olayın fotoğraflarını çekmek için orada olacak. | Open Subtitles | نتصافح , وكثير من الصحفيين سيلتقطون صوراً للحدث الكبير |
Veya iki karısını birden terk etmiş ve geride Bir sürü borç bırakmıştır. | Open Subtitles | أجل، أو أنّه هجر زوجتيه وكثير من القروض الضخمة لقد كان الرجل فاشلاً في النهاية |
Bir sürü operasyon bu yüzden başarısız oldu. | Open Subtitles | وكثير من العمليات السابقة فشلت بسبب الرشوة |
Aslında bu dünya ölçeğinde tartışılan gerçekten önemli bir konu. Gelecek vaadeden bir çok politik lider, korumacılığı iyi bir şey gibi sunan platformlarla bu konuyu işliyorlar. | TED | ففي الحقيقة، إنه كان موضوع مهم حقاً يجري الحديث عنه في حميع أنحاء العالم وكثير من القادة السياسيين الصموحين الذين يعملون علي منصات الحمائية بإعتبارها شيئاً جيداً. |
Depremde bir çok kadın kocasını, birçok erkekte hanımını kaybetti. | Open Subtitles | هنا ، كثير من النساء فقدن أزواجهن ، وكثير من الأزواج فقدوا زوجاتهم |
Bilesin diye söylüyorum bir polisi ya da politikacıyı, birazcık para ve bolca amcıkla yönlendirmek kolaydır. | Open Subtitles | فقط لعلمك إنه من السهل إغواء شرطي أو سياسي يقليل من المال وكثير من النساء |
Pizza ve kurabiye ayarladım. Bir de dondurma ve bolca içki. | Open Subtitles | لدينا بيتزا وبسكويت ومثلجات وكثير من الشراب |
Sabah 8:00'de, General Tanaka geldi ve askerleri durdurdu, ve birçok subay kendini vurdu. | Open Subtitles | "ثم أتى " الجنرال" تاناكا و أوقف جنوده وكثير من الضباط قتلوا أنفسهم |
Wallace ve birçok adamı. | Open Subtitles | والاس وكثير من الرجال |
Kaynaklarımız arttı ve çok sayıda insan müttefikimiz olmak istiyor. | Open Subtitles | قد زادت مصادرنا وكثير من الناس يريدون أن ينضموا إلينا |