| Ben buydum. Bunun şu anda olduğum kişiyle ilgisi yok. | Open Subtitles | هذه كانت شخصيتي، ولا علاقة لها بشخصيتي الآن |
| Partideki arkadaşlarım son derece yetenekli kişiler ve hastalığımın seçimle hiçbir ilgisi yok. | Open Subtitles | ولا علاقة لمرضي بالانتخابات من الان صاعدا سيكون سياسة في سياسة |
| Binlerce iyi ve masum insan işsiz kaldı ve bu işin onlarla hiçbir ilgisi yok. | Open Subtitles | هناك الآلاف من الأبرياء الصالحين فقدوا وظيفتهم، ولا علاقة لهم بهذا الأمر. |
| Bunun manevi dünyamızla hiçbir alakası yok. Bu çok yüzeysel olurdu. | Open Subtitles | ولا علاقة لها بحياتنا الدينيّة، لكان ذلك سطحيّاً |
| Zaten benden gitti ve sizinle bir alakası yok. | Open Subtitles | ولا علاقة لكما به بالفعل صحيح، تريدين اللّعبة هكذا، لا بأس |
| Bu onun karakteriyle ilgili, davayla ilgisi yok. | Open Subtitles | ذلك يخص شخصيتها ولا علاقة له بوقائع القضية |
| Ayrıca bunun teknik kapasiteyle bir ilgisi yok. | TED | ولا علاقة لها بالمقدرة التقنية. |
| Ve onun Del Sizemore katliamı ile hiçbir ilgisi yok. | Open Subtitles | ولا علاقة لها بمقتل زوجها ديل سايزمور |
| Ve bunun zamanlar arası seyahatle ilgisi yok. | Open Subtitles | ولا علاقة لها بالسفر عبر الزمن |
| Bu hem başımızı belaya sokar hem de Barbara'yla ilgisi yok, tamam mı? | Open Subtitles | سيجعلنا ذلك نتورط كلانا في مشاكل, ولا علاقة لـ"باربرا"بذلك, مفهوم؟ |
| O senin bileceğin bir şey. Benimle ilgisi yok. | Open Subtitles | " أليكس " إنه خيارك ولا علاقة له بي |
| Evet biliyorum ve bununla bir ilgisi yok. | Open Subtitles | -نعم، أعرف ذلك. ولا علاقة له بذلك |
| Onunla çalışmak istiyoruz. Seninle bir ilgisi yok bunun. | Open Subtitles | نريد حسابه ولا علاقة لهذا بك. |
| Babanla bir ilgisi yok mu yani? | Open Subtitles | ولا علاقة لهذا بوالدك ؟ |
| Ki onun bu kredi kartı dökümleriyle hiçbir ilgisi yok. | Open Subtitles | ولا علاقة لذلك |
| Danny ile ilgisi yok. | Open Subtitles | (ولا علاقة له بـ(داني |
| Ve bunun bizim başa geçmemizle hiçbir alakası yok. | Open Subtitles | ولا علاقة لذلك بالانقلاب الذي حصل ؟ |
| Saat işliyor, benimle hiç alakası yok. | Open Subtitles | إن الوقت يمر ولا علاقة لي بالأمر |
| Bu nedenle bana ihtiyaç duyuyor. Ama kararımın Kelly ile hiçbir alakası yok. | Open Subtitles | لذا هي تحتاجني ولا علاقة تربط قراري بـ(كيلي) |
| Başına aldığın darbeyle de alakası yok. | Open Subtitles | ولا علاقة للأمل بجرح الرأس |
| Ve bunun onunla bir alakası yok. | Open Subtitles | ولا علاقة لهذا بذلك |