Tek yapması gereken babamın adını söylemekti, ama yapmadı; ağzını kapalı tuttu. | Open Subtitles | كل ما كان عليه فعله هو ذكر اسم أبي ، ولم يفعل |
Tek yapması gereken babamın adını söylemekti, ama yapmadı; ağzını kapalı tuttu. | Open Subtitles | كل ما كان عليه فعله هو ذكر اسم أبي ، ولم يفعل |
Bu videoyu valiye götürdü ama vali hiçbir şey yapmadı. | Open Subtitles | لقد أخذ هذا الفيديو للحاكم، ولم يفعل الحاكم أي شيء |
Bir tanesi çok detaylı bir tarif gönderdi. Diğeri bunu yapmadı. | TED | أحدهم أرسل إلي وصفا دقيقا جدا. ولم يفعل الآخر مثله. |
Başı dertteydi ama bir şey yapmadı. | Open Subtitles | حسناً، لقد رأى أنّها كانت في ورطة ولم يفعل أيّ شيء |
Beni dövmedi. O dövüşe hazır olmadığımı biliyordu. O hiçbir şey yapmadı. | Open Subtitles | لم يهزمني ، كان يعلم أنني لم أكن مستعداً للقتال ولم يفعل أي شيء. |
Bunu tercih etmiş olabileceği çok fazla güne sahipti, ama yapmadı. | Open Subtitles | كان يملك الكثير من الأيام ليختار ولم يفعل |
Kimse kimsenin ölmesini istememişti ve kimse yasa dışı bir şey yapmadı. | Open Subtitles | لم يقصد أي شخص موت أي أحد ولم يفعل أي شخص شيئًا غير قانوني. |
O bölge oldu süre, elinde silah, ve durdurmak için hiçbir şey yapmadı Keating en katliam. | Open Subtitles | , هو كان في المركز طوال الوقت , مسدس في يده ولم يفعل شيئا لوقف مذبحة كيتنغ |
Bu gemileri hiçbir Kuşaklı yapmadı, yapamazdı. | Open Subtitles | ولم يفعل ذلك أى مواطن من الحزام ، ولا يستطع أحد فعل ذلك |
Sonra da Steve ona yalancı dediğinde, orada öylece durup hiçbir şey yapmadı. | Open Subtitles | ثم فقط وقف هناك عندما ستيف دعاه بالكاذب ولم يفعل أيّ شئ... |
Beni mahvettiler ve kimse bir şey yapmadı. | Open Subtitles | لقد أهلكوني ولم يفعل أحد شيئا حيال ذلك. |
Paterson dün gece o sesi... duyup evinden çıktığında... hiçbir şey yapmadı. | Open Subtitles | "بيترسن" خرج في رداء نومه ليلة البارحة عندما كان الغرباء يحدثون تلك الجلبة ولم يفعل أي شيء |
İçerde iki dakika kaldım. Hiçbir şey yapmadı. | Open Subtitles | دخلت لمدة دقيقتين ولم يفعل أي شيء |
Hiç bir şey yapmadı, değil mi? | Open Subtitles | ولم لا يفعل شيئا ، ولم يفعل ذلك؟ |
- Arkadaşımdır ve huzurlu olabilmem için teslim olmamı söylemekten başka bir şey yapmadı. | Open Subtitles | - هو صديق لي ولم يفعل شيء غير تشجيعي على أن أسلّم نفسي ان اعتقد ان ذلك سيجلب لي الاطمئنان |
Ondan tek bir şey istemiştim ama yapmadı. | Open Subtitles | وأنا طلبت شيء واحد فقط ولم يفعل |
Gün ortasında, görgü tanıklarının önünde gitti ve hiçbir şey yapmadı | Open Subtitles | في وضح النهار، مع الشهود ولم يفعل شيء. |
Hayır, Hayır, Hayır. Hey, O sadece öğrenci. O hiç birşey yapmadı. | Open Subtitles | لا ،لا ، انه طالب ولم يفعل أي شيء |
Bunu Law'a gönderdi ve Law hiçbir şey yapmadı! | Open Subtitles | فوضت الأمر إلى القانون ولم يفعل القانون شيئاً! |