| Senin göğüsler, onlar çok büyük, ve mükemmel, ve şimdi bilmek istiyorum, Onları yaptırdın mı? | Open Subtitles | صدرك , يبدو كبير ومثالي اريد ان اعرف من عملها لك ؟ |
| Ben çok küçükken, ...hayatın uzun ve mükemmel bir yaz günü gibi olacağını düşünürdüm. | Open Subtitles | عندما كنت صغيره إعتقدت أن الحياه ستكون كيوم طويل ومثالي من أيام الصيف |
| Gidene kadar eskinin ne kadar güzel ve mükemmel olduğunu fark etmeyiz sadece. | Open Subtitles | لكنني لم أُدرك كم جميل ومثالي الشيء القديم حتى انتهى |
| Zengin ve mükemmel bir tanesi gelse nasıl olur? | Open Subtitles | ماذا إذا أتى شخص غني ومثالي ؟ |
| Emin olun beni uzun, kaslı, toplumsal olarak mükemmel bir erkeğe bir gecede dönüştürebilecek bir ameliyat olsaydı, hiç durmadan yazılırdım. | TED | والآن، اسمع، إن كان هناك عملية جراحية سحرية بإمكانها أن تحولني إلى رجل طويل وعضلي ومثالي بليلة واحدة، سأجريها بلا تردد. |
| Gün başlangıcı ağrılarını giderebilmek için hamile bir kadına verilebilecek mükemmel bir ilaçtır. | Open Subtitles | انه دواء جيد ومثالي للمرأة الحامل. لعلاج الصداع، لكن اقتراف الخطا واعطاء المرأة الحامل |
| - Ne kadar sevimli ve mükemmel bir bebek. - Adı ne? | Open Subtitles | وهو رائع ومثالي ما هو إسمه؟ |
| Ve anonim ve mükemmel birisini bulursun, | Open Subtitles | وتجدين شخص مجهول ومثالي |
| ve mükemmel. | Open Subtitles | ومثالي |
| Affedersin ama, kalça büyütme ameliyatından sonra bir kadının giymesi için mükemmel bir frakı tasarlamak bana göre değil. | Open Subtitles | عفواً، لكن تصميم فستان قصير ومثالي... لترتديه إمرأة في البيت بعد إجراء جراحة في الفخد... ليست وظيفتي. |