Benim fikirlerim değersiz ve sığ. Çayır çimen olmalıyız, gibi. | Open Subtitles | أفكاري صغيرة , ومعزولة يجب علينا أن نكون كـ المروج |
Bugün Amerika 1970'te olduğu kadar yerleşim yeri ve eğitim açısından ayrılmış durumda. | TED | بقيت أمريكا على حالها إلى الآن دولة سكنية ومعزولة تربويا كما كانت عليه في عام 1970. |
Taciz ve ayrımcılık genellikle izole edici bir deneyimdir. İnsanları saklandıkları masa altlarından çıkarmalıyız. | TED | وفي أغلب الأحيان، فإن التمييز والتحرش هي تجارب وحيدة ومعزولة لكننا نرغب بمساعدة الناس ليساعدوا أنفسهم. |
Salem halkı için hayat katı ve soyutlanmıştı. | TED | كانت الحياة محدودة ومعزولة لقاطني ساليم. |
Gözden uzak, sesiz ve birçok kişi için göze çarpmayacak bir yer. | Open Subtitles | إنها خارج الطريق هادئة ومعزولة ولا يظهر فيها أغلب الناس |
Bu yaratıkların vücutları, rakiplerininkinden farklı olarak sıcaktı ve bir kürk tarafından korunmaktaydı. | Open Subtitles | حيث كانت أجسامها دافئة ومعزولة بفرو، وكانت الثدييات الأولى. |
"İki tanesi özüt almak için tahsis edilmekle birlikte 2 metre üzerinde dezenfekte edilebilir ve yıkanabilir duvar olmalı... " | Open Subtitles | أثنان تخصص للأستخراج مع جدران معقمة ومعزولة بأرتفاع مترين |
Hemen güneybatımızda. Gözden uzak ve izole bir yer. | Open Subtitles | بالجنوب الغربى من هنا بعيده جدا ومعزولة. |
Jill'in dediğine göre Daniel... - ...sessiz ve kapalı mekânlar arıyor. | Open Subtitles | الآن،قالت جيل أن دانيال يبحث عن أماكن هادئة ومعزولة |
Eğer kanser gibi hastalıkları daha iyi anlamak ve çözmek istiyorsak, onları akut, münferit vakalar olarak tedavi etmeyi bırakıp sağlığımızı etkileyen her şeyi kalıcı olarak düşünmeli ve ölçmeliyiz. | TED | إن أردنا أن نفهم بشكل أفضل وأن نفك شيفرة أمراض كالسرطان، سنحتاج للتوقف على اعتبارها كمراحل خطيرة ومعزولة في حياتنا، واعتبار وتقييم كل شيء يؤثر في صحتنا بشكل مستمر. |
Bu paralel ve bağımsız olduğunu gösteriyor. | Open Subtitles | وهذا يعني انها بالتوازي ومعزولة. |
Ama, gördüğün gibi, oradaki yollar dar ve etrafları kapalı. | Open Subtitles | لكن كما ترين، الطرق هناك ضيّقة ومعزولة |
Bu da onu utangaç ve içine kapanık biri yapar. | Open Subtitles | الذي تركها خجولة ومعزولة |
Benim köyüm de küçük ve dünyadan kopuktu. | Open Subtitles | كانت قريتي صغيرة ومعزولة. |
Benim köyüm de küçük ve dünyadan kopuktu. | Open Subtitles | كانت قريتي صغيرة ومعزولة. |