| Birçok iyi ve ilham veren çözümler... ...Amerika karşısında oluşturuldu. | TED | العديد من الحلول عظيمة وملهمة تم إنشاؤها عبر أمريكا. |
| Maudslay'in fotoğraflarının yayınlanmasından 50 yıl sonra, bilim adamları hala oyma yazıları incelemek için bunları kullanıyor ve bölgeye yeni yeni araştırma ekipleri çekiyordu. | Open Subtitles | خمسين عام بعد نشر صور مودسلاي استعملت من قبل العلماء لدراسة المخطوطات وملهمة للعديد من البعثات الى المنطقة |
| Onu yardımsever ve aydın bir lider olarak kabul ettiğinizi biliyorum. | Open Subtitles | أعرف أنكم تعرفون عنها أنها قائدة متسامحة وملهمة |
| Tutkulu, beni destekliyor ve ilham veriyor. Bilmiyorum, dediğim gibi, bunu söylediğim için kendimi salak gibi hissediyorum ama... | Open Subtitles | انها عاطفية وداعمة وملهمة اشعر بالغرابة لقولي هذا |
| Bu, her zamanki gibi, daima yerine oturan ve ilham verici bir fikirdir. | Open Subtitles | إنه قوام المعرفة الذي يفيد البشرية جمعاء إنها فكرة متشابكة وملهمة كعادتها |
| Bil diye söylüyorum sen tanıdığım, en büyüleyici, en ilham verici ve gerçekten de en iyi dövüşen kişisin. | Open Subtitles | لمعلوماتك انتِ اكثر شخصية آسرة وملهمة وقوية حقاً |
| Onlarla birlikte çok katmanlı bir yaklaşım başlattık; çevrim içi ve çevrim dışı imza dilekçeleri ile okullarda yapılan eğitici ve ilham verici sunumları temel alıyoruz. Pazar, festival, plaj temizleme etkinliklerinde farkındalık yaratıyoruz. | TED | وقمنا معاً، بإنشاء استراتيجية متعددة المناهج، من خلال عريضة توقيع الكترونية وغير الكترونية وعروض تعليمية وملهمة في المدارس ورفع الوعي العام في الأسواق والمهرجانات ومن خلال عمليات تنظيف الشواطئ. |
| Öngörülerimin beni sarmasına ve tuvalime yansımasına izin veriyorum. | Open Subtitles | انها مفيدة وملهمة |
| "İyi" bir küçük ve hevesli kelime. | Open Subtitles | جيد " يالها من كلمة صغيرة وملهمة " |