| Büyü, karanlık, tehlikeli ve ölümcül olabilir ama düz ve dar bir yolda yürüyorsanız kalbinizi temiz tutun ve bütün her şeyi. | Open Subtitles | السحر ممكن أن يكون أسود خطير، ومميت لكن إذا استخدمته بطريقة محدودة وبنية صافية وكل هذه الأشياء |
| Son derece bulaşıcı ve ölümcül bir bakteri tarafından hasta edildiğinizi düşünüyorum. | Open Subtitles | أعتقد أنك أصبت بإلتهاب سحائي شديد معدي ومميت |
| İnsanlar; görünmez, kokusuz ve ölümcül bir tehdidi yok sayamazlar. | Open Subtitles | فالناس ستتردد كثيراً قبل أن تتجاهل تهديداً خفي, عديم الرائحة ومميت |
| Maalesef bağımlılık yaratan ve öldürücü bir etkisi var. | Open Subtitles | وللأسف هو خطر جداً ومميت للغاية |
| Güzel ve öldürücü. | Open Subtitles | لطيف ومميت. |
| Terörist tehditler gerçek, hazır, ölümcül ve ısrarlıdır. | Open Subtitles | الإرهاب أمر واقعيّ، حاضر ومميت ومستمر. |
| Dizitalin. Çok güçlü bir kalp ilacı... sağlık açısından ölümcül olabilir. | Open Subtitles | سم الكشاتبين، قوى ومؤلم ومميت للأصحاء أيضاً. |
| Görünüşe göre Los Angeles'ta oldukça bulaşıcı ve ölümcül bir virüs bulaşmış bir ceset bulmuşlar. | Open Subtitles | يبدو أنهم وجدوا جثة هنا فى "لوس أنجلوس" مصابة بفيروس معدى ومميت جداً |
| Tehlikeli ve ölümcül olabilir veya mistik ve güzel. | Open Subtitles | قد يكون خطير ومميت او غامض وجميل |
| Berbat ve ölümcül. | Open Subtitles | هذا مقرف ومميت |
| Terör tehditleri gerçek, ölümcül ve de devam ediyor. | Open Subtitles | الإرهاب أمر واقعيّ، حاضر ومميت ومستمر. |
| Skaldak çaresiz durumda, ölümcül ve onu bulmamız gerek. | Open Subtitles | سكالدك يائس ومميت يجب أن نعثر عليه |