| İlk defa Dünya Şampiyonası'na gidiyorum bugün bile iyi birşeyler dilemedi. | Open Subtitles | انا ذاهبه الى بطوله العالم وهو حتى لم يتمنى لى التوفيق |
| Yarın eve gidiyorum ve onda benim telefonum bile yok. | Open Subtitles | سأذهب للوطن غدا وهو حتى ليس لديه رقم هاتفي |
| Aslında, bu meslekte konuşmak pek gerekmez... hatta teşvik edilmez bile. | Open Subtitles | وهو حتى غير مرغوب فيه كل ما عليك قوله، يجب أن تقوليه من خلال الكاميرا |
| Aslında, bu meslekte konuşmak pek gerekmez... hatta teşvik edilmez bile. | Open Subtitles | وهو حتى غير مرغوب فيه كل ما عليك قوله، يجب أن تقوليه من خلال الكاميرا |
| Ama iyi bir dolandırıcı, hedefin parasını alır ve hedef dolandırıldığını bile anlamaz. | Open Subtitles | ..لكن فنانالإحتياليأخذ مالالهدف . وهو حتى لا يعرف أنه خدع. |
| Hatta porno bölümüne bile göz atmadı, ki ben bunu çok hürmetkar buluyorum. | Open Subtitles | وهو حتى لم ينظر إلى قسم البالغين، وهذا أجده محترم جداً |
| Evcil hayvan gibi giyinenlerle bile konuştu. | Open Subtitles | وهو حتى تحدث لأناس يتلبوس كالحيوانات الأليفة |
| Hayatındaki insanları bile bilmiyor. | Open Subtitles | وهو حتى لا يعرف الناس الذين قابلهم في حياته. |
| Sürekli insanlara kavga ediyor ama daha ehliyeti bile yok. | Open Subtitles | كان يتشاجر مع هؤلاء الرجال على القيادة وهو حتى لا يمتلك رخصة. |
| Katolik kilisesinden bile daha eski. | Open Subtitles | وهو حتى أقدم من الكنيسة الكاثوليكية |
| karşıma çıkan bu salağın silahı bile yok. | Open Subtitles | هذا الأحمق يصرخ علي وهو حتى غير مسلح |
| Bana yaklaşmaya kalkışmadı bile, bu çok can sıkıcı. | Open Subtitles | أقول لك، فإنه ديدن أبوس]؛ ر حتى يحدث لي، وهو حتى الاكتئاب. |
| Henüz giyinmemiş bile! Hazır olacak Lordum. | Open Subtitles | أن الساعة الخامسة و النصف وهو حتى لم يرتدى ملابسه! |
| Onu devamlı oyuna getiriyoruz ve bunun farkına bile varmıyor. | Open Subtitles | نحن نأخذه نمطتيه وهو حتى لايدرك ذلك |
| Ve bu iş için, O, senden bile fazla çabaladı. | Open Subtitles | وهو حتى عمل على الأمر أكثر منك |
| En cesur olanımız sensin ve bundan haberi bile yok. | Open Subtitles | أنت أشجع منا جميعاً وهو حتى لا يعلم |
| Holden'ın yeteneği var ama bilmiyor bile. | Open Subtitles | هولدن يمتلك موهبة وهو حتى لا يعرفها |
| Garibim bitkisel hayata girecek kadar bile yaşayamadı. | Open Subtitles | {\pos(190,210)} وهو حتى لم يحيا ليكون "طريح الفراش" |
| Kendi dizisinin bile tam yıldızı değil. | Open Subtitles | وهو حتى ليس نجماً لعرضه الخاص |
| O artık bizim gibi biri bile değil. | Open Subtitles | وهو حتى ليس مثلنا |