| O bir yerlerde acı çekiyor olabilir. Beni bulmaya çalışırken ölmüş olabilir. | Open Subtitles | يُمكن أنها بالخارج تُعاني يُمكن أنها ماتت وهي تحاول أن تعثر عليّ |
| Antilobu kovalamaya çalışırken, tüm ıvır zıvırınızı peşinizde sürükleyemezsiniz. | TED | ولايمكن ان تكون سيئة الخلق .. وهي تحاول ان تلاحق الظبي |
| Linda'nın amiri olarak onu kopyalayıcıyı satmaya çalışırken gördüğünü söyler misin? | Open Subtitles | هل ستكون مرتاحاً لقول أنك أمسكت بها وهي تحاول بيع آلة التصوير؟ |
| 24 saat sonra, Sacramento'da bir radyatöre kelepçelenmiştim ve o böbreğimi çalmaya çalışıyordu. | Open Subtitles | وبعد 24 ساعة أنا في ساكرمنتو ومقيد إلى جهاز التدفئة وهي تحاول أن تقطعني لتخرج كليتي |
| Sonra parçalara ayırarak onlara işkence etti, Aynı zamanda istediği cevabı kafamdan söküp almaya çalışıyordu. | Open Subtitles | ثم عذبتهم، ومزقتهم إرباً، وهي تحاول أن تمتص الجواب الذي تريده من رأسي. |
| Program ayrıca tüm insanlık için ucuz sağlık hizmeti çözümleri yaratmak için Kuzey'den ve Güney'den yenilikçileri bir araya getirmeye çalışıyor. | TED | وهي تحاول أيضا للجمع بين المبتكرين من الشمال والجنوب للمشاركة بخلق حلول رعاية صحية بأسعار معقولة للبشرية جمعاء. |
| Bunu sana yapanı yakalamaya çalışırken öldü. | Open Subtitles | لقد ماتت وهي تحاول القبض على من فعل بكِ ذلك. |
| Annem Amerika'ya geçmeye çalışırken az kalsın ölüyordu. | Open Subtitles | أمي كادت تموت وهي تحاول إختراق الحدود للولايات المتحدة الأمريكية |
| Kurtlar çıkış yolu bulmaya çalışırken şehri paramparça edecekler. | Open Subtitles | ستدمر تلك الذئاب المدينة وهي تحاول الهرب |
| Büyükannem onun içinde olmadığı bir kabri kapamaya çalışırken öldü. | Open Subtitles | ماتت جدّتي وهي تحاول إغلاق مقبرة لم تكن فيها. |
| Bugün bir şey kanıtlamaya çalışırken neredeyse canından oluyordu. | Open Subtitles | كادت تقتل نفسها وهي تحاول إثبات وجهة نظرٍ الليلة. |
| Bilgimizi ele geçirme çalışırken bir yarıktan aşağı düşmüş. | Open Subtitles | انزلقت من على صدعٍ وهي تحاول تأمين معلوماتنا. |
| Bu çok belli. Onu dosyaları almaya çalışırken yakaladım. | Open Subtitles | إنه جلي للغاية أمسكت بها وهي تحاول التخلص من الملفات |
| - İçeri sızmaya çalışırken yakaladık, seni bırakması için korumaya birine rüşvet vermeye çalışıyordu. | Open Subtitles | - قبضنا عليها وهي تحاول التسلل خارجا وأيضا كانت تريد رشوة أحد الحراس من أجل إخراجك |
| Justine'le irtibat kurmaya çalışıyordu. | Open Subtitles | وهي تحاول في الاتصال جوستين. |
| Annem ise tek başına hayatının aşkının yasını tutuyor, üç çocuk büyütmeye çalışıyor, alacaklılar kapıya dayanıyordu. | TED | وأمي كانت وحيدة، تتحسر على حب عمرها وهي تحاول تربية ثلاثة أبناء، بينما كان الدائنون يطرقون على الأبواب. |
| Mitsuko yukarı kata geri döndü ve İkuko'yu da yanında götürmeye çalışıyor. | Open Subtitles | لقد عادت ميتسوكو للشقة فوق وهي تحاول أخذ ايكوكو بعيداً عني |
| Ve o çok şişmanladı. Ve, incecik direklerin arkasında saklanmaya çalışıyor. | Open Subtitles | وهي سمينة جدا، تعرف وهي تحاول الإختفاء وراء هذه الأقطاب الصغيرة النحيلة |