| Bir kızı görmek için kendisini götürmemi istedi, kabul ettim. | Open Subtitles | لقد طلب منّي أخذه لمقابلة فتاة ووافقت على ذلك .. |
| Pek çok teklif aldım, evden en uzaktakini kabul ettim. Amerika'ya yarı yol diye düşünüyordum. | TED | وحصلت على العديد من الأجوبة، ووافقت على العرض الذي كان سيأخذني أبعد من المنزل، وخصيصاً كما حسبت، أقرب إلى أمريكا |
| Ona biraz para verdim o da sessiz kalmayı kabul etti. | Open Subtitles | أعطيتها المالّ ووافقت على أن تتكتم على كل شئ |
| Ve böylece First Lady çatlayana kadar yumurtanın üzerine oturmayı kabul etti. | Open Subtitles | ووافقت زوجة الرئيس على متابعة القرارات حتى يتم تنفيذها |
| En baştan beri ısrar ettim. Komite de onayladı. | Open Subtitles | لقد أصررت من البداية ووافقت اللجنة على ذلك |
| Ülkeme yardım etmek isteyip istemediğimi sordular, ben de tamam dedim. | Open Subtitles | سألونى ان اساعد بلادى ووافقت |
| Anlaşmayı sen yaptın. Ödemeleri sen kabul ettin. | Open Subtitles | لقد قمت بكلّ الترتيبات ووافقت على دفع المستحقات |
| Çok meşgulüm. Zaten geldiğin için görüşmeyi kabul ettim. | Open Subtitles | اسمع أنا مشغول ووافقت على رؤيتك لأنك هنا أصلاَ |
| Bu yüzden ben de F.B.I.'a gittim. İşbirliği yapmayı kabul ettim. | Open Subtitles | ولهذا ذهبت للأف.بي.اي ووافقت علي التعاون |
| Babamın isteğini yerine getirdim ve aile şirketinde çalışmayı kabul ettim. | Open Subtitles | وذهبت بعيداً مع اماني والدي ووافقت على ان انخرط في عمل العائلة |
| Dün sabah beni dışarı çıkarmayı teklif etti, ben de kabul ettim. | Open Subtitles | اتصل بي صباح الأمس ودعاني للخروج معه, ووافقت |
| Seninle evlenmeden önce gidip babanın şartlarını kabul ettim. | Open Subtitles | ذهبت إلى أبيكِ ووافقت على شروطِه قبل أن أتزوجكِ |
| Şey, AVM'deki adam benden yılbaşı gelene kadar çıkartmamamı istedi, Ben de kabul ettim, çünkü Noel Baba olmak muhteşem. | Open Subtitles | حسنا الرجل في المول طلب مني ان ابقى حتى عيد الميلاد ووافقت لان كوني سانتا عظيم |
| Yerinin meçhul kalmasının hepimizin iyiliği için en iyisi olduğunu sizin de... yerini bilen grupta olmanız şartıyla kabul etti. | Open Subtitles | ووافقت أنه أفضل لنا جميعاً أن يظل مكانه مجهولاً، شريطة أن تكون أنت بين المجلس الذي يعرف مكانه |
| Sigorta şirketim bir terapi köpeği bulmama yardımcı oldu ve tüm masrafları karşılamayı da kabul etti ama sonra orduda olmadığımı öğrendiler. | Open Subtitles | شركة تأميني ساعدتني على الحصول على كلب معالجه ووافقت على تغطية المصاريف لكنهم اكتشفوا بإنني لم أكن في الجيش |
| Tipinizi ona anlattım ve sizinle konuşmayı kabul etti. | Open Subtitles | أخبرتها أوصافك ووافقت على التحدث معك |
| Seninle evlenmeyeği kabul etti mi? | Open Subtitles | ووافقت على الزواج بك ؟ |
| Ariel Drewett de onayladı. | Open Subtitles | ووافقت " إيرييل دريويت " على ذلك |
| Çocuk test etti, annesi onayladı. | Open Subtitles | ذاق الطفل، ووافقت الأم (شعار ماركة أمريكية لحبوب الإفطار=) |
| - O sordu, ben de tamam dedim. | Open Subtitles | لقد سألني ووافقت |
| Ve sen onunla dışarı çıkmayı kabul ettin öyle mi? | Open Subtitles | اهذا كل شيء? ووافقت على ان تخرجي معه؟ |