| Ben Woofy, Eğlence Diyarı Köpeği. Ve burada sizin eğlendiğinize emin olmak için varım, varım, varım. | Open Subtitles | أنا (ووفي) كلب "فانلاند" وأنا هنا كي أحرص على أنكم تحضوه بالمرح مرح، مرح! |
| Woofy'di bu, ve bizimle konuştu! | Open Subtitles | لقد كان ذلك (ووفي) وقد تحدّث إلينا! |
| Woofie. O kadar çirkindi ki sadece evden dışarı çıktığı için bile madalya almalıydı. | Open Subtitles | (ووفي) كان يستحق ميدالية فقط لأنه يستطيع الخروج من منزله بذلك الشكل |
| Woofie. | Open Subtitles | ووفي |
| Buddy, sizinle Wuvey almak, en üst kata gidelim. | Open Subtitles | . يا صاحبي فلنذهب للأعلى ، خذ (ووفي) معك |
| Tamam, dostum, dinle, neden, tamam biraz kestirmek için Wuvey yukarı yapmayız? | Open Subtitles | حسناً يا صاحبي لمَ لا تأخذ (ووفي) إلى الأعلى لقيلولة صغيرة ، حسناً ؟ |
| Son derece cesur, sadık ve dürüstsün, hiç de korkak değilsin. | Open Subtitles | خادم شجاع بالتأكيد ووفي بشكل لا يصدق، ولنكن صادقين ليس جبان رغم كل شيء |
| Ama, Woofy, hala arkadaşımızı bulamadık. | Open Subtitles | يكن يا (ووفي) لم نعثر على صديقنا بعد |
| Zavallı Woofie. | Open Subtitles | ووفي) المسكينة) |
| Providence'nin sadık ve güvenilir bir üyesi. | Open Subtitles | انه فردٌ موثوق ووفي من طاقمي. |
| sadık ve gerçek bir şövalyeydi. | Open Subtitles | لقد كان فارس حقيقي ووفي |