| Nabzı çok zayıf. Adam hızlı bir şekilde ölüyor. | Open Subtitles | نبضه في غاية الضعف أنه يحتضر , ويحتضر بسرعة |
| Bak! Adam yaşlı, yalnız ve ölüyor. Senin arkadaşın, bu yüzden bu işi hâllet. | Open Subtitles | أنظر، هو مسن ووحيد ويحتضر أنت صديقه، أصلح الأمر إذن |
| İnsan ırkı yaşlanmış, hasta ve ölüyor. | Open Subtitles | الجنس البشري قديم جداً وإنه مريض ويحتضر |
| Adam 86 yaşında ve kanserden ölüyor. | Open Subtitles | عنده 86 سنة , ويحتضر بسبب السرطان |
| Lazarus hasta, ölüyor. | Open Subtitles | لازاروس مريض ويحتضر |
| Buraya kadar gelmeyi başarmış ve şimdi ölüyor. | Open Subtitles | ما زال حياً ويحتضر الآن |
| ölüyor. | Open Subtitles | ويحتضر |