İnsanlar bana baktıklarında bir canavar görüyorlar. Bazen, haklı olduklarını da düşünmüyor değilim. | Open Subtitles | ما إن ينظر إليّ الناس، إلّا ويرون وحشًا، أحيانًا أفكّر بأنّهم ربّما مُحقّون. |
Ama orada insanlar var ve tamamıyla farklı şeyler görüyorlar. | Open Subtitles | لكن هناك آشخاص ينظرون إلى الأعلى ويرون شيئاً مختلفاً تماماً. |
Ama orada insanlar var ve tamamıyla farklı şeyler görüyorlar. | Open Subtitles | لكن هناك آشخاص ينظرون إلى الأعلى ويرون شيئاً مختلفاً تماماً. |
Bazı erkekler, kontrolü elinde tutmayı ister. Yardım istemeyi zayıflık olarak görürler. | Open Subtitles | بعض الرجال يشعرون بالحاجة ليكونوا مسيطرين ويرون السؤال عن الاتجاه كنقطة ضعف |
İşte bu şekilde aşağıya bakıp iyi olup olmadığımızı görürler. | Open Subtitles | ولكنهم يستطيعون النظرالي أسفل ويرون إذا كنا بخير ام لا. |
Gaziler uzaklara gidip geldiler ve kendi ülkelerini çıplak gözlerle görüyorlar. | TED | لكن المحاربون القدامى سافروا للخارج وهم يعودون الآن ويرون بلدهم من خلال نظرة جديدة تماماً. |
Takım çalışmasını, fark yaratabileceklerini görüyorlar. | TED | فهم يرون العمل الجماعي؛ ويرون حقيقة أنهم يحدثون فرقًا. |
Harika fikirlerim var, ama bana bakınca bir zavallıyı görüyorlar. | Open Subtitles | عندي افكار رائعة ، لكن ينظرون الي ويرون فاشلا |
Sırtlarını ağaçlara dayıyorlar ve korkmadan ne kadar süre bekleyebileceklerini görüyorlar. | Open Subtitles | يولون ظهورهم إلى الغابة ويرون كم من الممكن أن يتحملوا قبل أن يصابوا بالرعب. |
-Yaptığınız her hareketi görüyorlar. -Bu bilgiyi nereden aldınız? | Open Subtitles | يرونكم ويرون جميع تحركاتكم من أين حصلت على هذه المعلومات؟ |
Sesler duyup insanların gözlerinde bir şeyler görüyorlar. | Open Subtitles | إنهم يسمعون أصوات ويرون أشياء في عيون الناس في العادة شيء شرير |
İspanya,zulanın varlığına bile öfke besliyor. Onlara karşı bir hakaret olarak görüyorlar. | Open Subtitles | أسبانيا غاضبة على وجودها، ويرون هذا إهانة |
Yasallaştığından dolayı esrar pazarı eriyor ve bunu bir girişimcilik fırsatı olarak şimdiye kadarki en büyük ve en kârlı pazarları olarak görüyorlar. | Open Subtitles | الاعشاب المخدره تقل عندما يتم تشريعها ويرون هذا مشروعاً جديداً هم أكبر، وأكثر سوق مربحة حتى الان. |
Bana bakınca da şekilsiz küçük bir canavar görüyorlar. | Open Subtitles | وإنهم ينظرون إلي ويرون وحش ممسوخ |
Bana bakınca bir silah görüyorlar. | Open Subtitles | إنهم ينظرون إلي ويرون سلاحاً |
Ona bakınca bir fahişe görüyorlar. | Open Subtitles | ينظرون إليها ويرون عاهرة |
Kadınların üreme sisteminin bu içsel şemasını görüyorlar -- bilirsiniz, hani öküz kafası gibi bir şeye benzeyen -- (Gülüşmeler) Bacakların arası ise daima gridir. | TED | ويرون الرسم الداخلي للجهاز التناسلي للمرأة كما تعلمون، ذلك الذي يشبه رأس التوجيه نوعًا ما (ضحك) وهو دومًا مخفيًا بين الساقين. |
Işık demetinin göremediğimiz kısımlarını görürler. | Open Subtitles | ويرون أجزاءً من الطيف الضوئي الغير مرئي لنا. |
Adam'ı bu sürece dahil edebilirsek Dave ve Maxine onunla tanışmış olur ve ne kadar harika ebeveynler olduğumuzu görürler. | Open Subtitles | لو فقط نستيطع إقناعه بالمشاركة معنا ومن ثم يقابل ديف وماكسين ويرون كم نحن آباء جيدون |
Etraflarına bakarlar, güzellikleri görürler ve derler ki: | Open Subtitles | ينظرون ويرون أمورا رائعة ويقولون |