Sir John çok nazik ve yardımsever ayrıca çok sıcak ve dostane bir dille yazmış. | Open Subtitles | السيد جون مضياف و مهذب ويكتب بأسلوب لطيف و ودي |
Beyaz Saray'da istediğim gibi at koşturduğumu yazmış. | Open Subtitles | ويكتب كيف أتجول هنا كأنني أملك المكان؟ |
DK: Video burada duruyor ve öğrenci kutuya cevabı yazıyor sonrada gönderiyor. | TED | دافني: هنا يتوقف الفيديو، ويكتب الطلاب الإجابة داخل الصندوق ويرسلونها. بالطبع لم يكونوا منتبهين. |
Bu arada bas gitar çaldığı gibi şarkı sözlerini de kendisi yazıyor. | Open Subtitles | على فكرة , هو حقاً يعزف الكيتار ويكتب اغاني ايضاً |
Bende ilham periliğinden ayrılıp kendim için birşeyler yazmayı tercih ettim. | Open Subtitles | لذا اخترت المتحرر لاكون الهام ويكتب لى |
Yani, hiç masaya yazı yazan uyurgezer duymadım... | Open Subtitles | انا لم أسمع احداً يسير وهو نائم ويكتب أيضاً |
Ordu'da ona bol sıfırlı bir çek yazmış. | Open Subtitles | ويكتب لهُ الجيش شيك مع ستة أصفار |
İki meslektaşı şöyle yazmış: | Open Subtitles | :ويكتب اثنان من زملاء عملها |
İki meslektaşı şöyle yazmış: | Open Subtitles | :ويكتب اثنان من زملاء عملها |
Yazıyı azıcık Türkçe bilen bir komşumuz yazıyor şimdi. | Open Subtitles | ويكتب الآن جار لنا يعرف شيئاً من التركية هذه الرسالة |
Bize de işin karşılığı olarak baya yüklü çekler yazıyor. | Open Subtitles | سيقوم بإيقاف أعمالنا ويكتب لنا شيك دسم كبير |
Öğretmen bambu tahtasına yazıyor. | TED | ويكتب المعلّم على سبورة خيزران سوداء. |
Olgun bir kişi mesajlaşıyor ve blog yazıyor. | TED | عندما تجد شخصاً " كبيراً في العمر " يقوم بإرسال الرسائل النصية ويكتب المدونات |
Ama ilginç biridir ve şu ara Dutton için anılarını yazıyor . | Open Subtitles | لكنه مثير للاهتمام ويكتب مذكرات لأجل " داتون " |
Ve 5 yaşındaki bir çocuk gibi yazıyor. | Open Subtitles | ويكتب مثل طفل في الخامسة من عمره. |
Okuma yazmayı 5 yaşında öğrenmişti. | Open Subtitles | كان يقرأ ويكتب منذ الخامسة |
Thabo önce okuma yazmayı öğrensin. | Open Subtitles | تابو) يحتاجُ أن يتعلم كيفَ يقرأ ويكتب) |