| Ayrıca, bu neredeyse insani, sevmen gerekirdi | Open Subtitles | بجانب أنها مثل الإنسان تقريباً وينبغي أن تحبها |
| Dizaynda değişiklik yaptığını ona söylemen gerekirdi, değil mi? | Open Subtitles | وينبغي أن كنت قد أخبرته قمت بتغيير تصميم , أليس كذلك؟ |
| Karımsın sen benim. İnsanların önünde küçük düşmemi önlemen gerekirdi! | Open Subtitles | أنتي زوجتي ، وينبغي أن توقفيني من إحراج نفسي بالأماكن العامة |
| Yaptığın şey dikkatsizceydi. Sizi şube disiplinine şikayet etmem gerekir. | Open Subtitles | ما فعلته كان تهوّراً وينبغي أن أضعكِ في إدارة تأديب الإنضباط |
| Bu davayı sana vereceklerini tahmin etmeliydim. | Open Subtitles | وينبغي أن يعلموا انها تريد وضع لكم على هذا. |
| Kefaleti geri çevirmeleri gerekirdi. | Open Subtitles | وينبغي أن تلغي الافراج عنه بكفالة. |
| Hayır, ama yine de tabelalara bakman gerekirdi. | Open Subtitles | نعم، حسنا ... وينبغي أن يكون لديه أدنى فكرة. |
| Ben bir dedektifim, anlamam gerekirdi. | Open Subtitles | انظروا، أنا المخبر و وينبغي أن يعلموا. |
| Sana oy vermem gerekirdi. | Open Subtitles | وينبغي أن تصوت أنا لك. |
| Bilmem gerekirdi. | Open Subtitles | أوه، وينبغي أن يعلموا. |
| Anlamam gerekirdi. | Open Subtitles | وينبغي أن يعلموا. |
| İşte bu , bunu yapmak gerekirdi. | Open Subtitles | - وينبغي أن يكون ا. |
| Sen benim yaşlı kadınımsın. Buna benim karar vermem gerekir. | Open Subtitles | أنتِ سيّدتي العجوز وينبغي أن أتخذ أنا هذا القرار |
| O pozisyona ulaşabilmek için, sahtekar olman gerekir. | Open Subtitles | وينبغي أن يكون للوصول الى ذلك الموضوع يجب أن تكون غريب |
| Etkisini kırabilirim, ancak bunu köprü üstünden yapmam gerekir. | Open Subtitles | وينبغي أن أكون قادراً على تجاوزه ولكن سوف أحتاج إلى القيام بذلك من غرفة القيادة |
| Bizi izlediğini tahmin etmeliydim. | Open Subtitles | وينبغي أن يكون على علم أنا كنت يراقبنا. |
| - Çok özür dilerim. Tahmin etmeliydim. | Open Subtitles | أنا آسف لذلك، وينبغي أن يعلموا. |
| Tahmin etmeliydim. | Open Subtitles | وينبغي أن يعلموا. |