| Çok zeki değil ve sürekli onaylanmaya ihtiyaç duyuyor ki bunlar bir sevgili için harika özellikler olsa da bir asistanda sorun yaratır. | Open Subtitles | أنها ليست بهذا الذكاء و هى بحاجة الى التحقق من صحتها بأستمرار و التى هى صفة رائعة فى المواعدة لكنها سيئة فى الوظيفة |
| ve en az korunaklı su kaynaklarından birine sahip olan Ekvador'da daha zararlı bir hale evrimleşti mi? | TED | و هل أصبح أكثر خطورة فى مكان مثل الإكوادور؟ و التى تمتلك بعض الأقل حماية؟ |
| Benim satın aldığım ve sizin yolda takside içtiğiniz şarap şişesi. | Open Subtitles | و التى انت شربتها فى سيارة الاجرة فى طريقنا الى هنا |
| Çarşamba günü denedim, dün denedim ve bugün de deneyecektim ama sonradan kızlı erkekli olduğunu öğrendiğim bir voleybol maçına gittin. | Open Subtitles | أنا حاولت يوم الاربعاء،أنا حاولت بالأمس و لكُنت حاولت اليوم و لكنك رحلت للعب الكرة الطائرة تلك، و التى لاحقاً أكتشفت |
| Bu bakış açısı özellikle de hastalık yapan organizmaların zararlılıklarındaki inanılmaz çeşitliliği düşünecek olursak en akla yakın olanı. | TED | و بالتحديد التأمل فى الفكرة الأساسية و التى فى إعتقادى تفسر التنوع الهائل فى مدى ضرر الكائنات المسببة للمرض. |
| Bunun anneni telaşlandırmış olan şu, kalp rahatsızlığıyla falan ilgisi yoktur değil mi? | Open Subtitles | و هذا لن يؤثر على حالتك القلبية و التى تعلم أمك بشأنها ؟ |
| Bayan Schmidt valizinde bir kondüktör üniforması buldu ama Pierre'in olamayacak kadar büyüktü ve ilave bir kanıt olarak bir düğmesi de eksikti. | Open Subtitles | والآنسه شميدت إكتشفت شيئا مدسوسا فى حقيبة السفر الخاصه بها كانت سترة محصل القطار و التى ليس من المحتمل أنها تخص بيير |
| Bu film ajanlarımızdan birisi tarafından çekildi, evden çıktığında Washington'da kaydettiğin o mesajı ona da geldi. | Open Subtitles | هذا الفيلم تم تصويره بواسطه احد عملائنا عندما غادرت المنزل فى اعقاب الرساله التى تنصتنا عليها و التى جاءت من واشنطن |
| Hangi hasta karı buz kalıplarını da alıp götürür? | Open Subtitles | أى نوعيه من العاهرات المريضات هذه و التى تأخذ قوالب وضع مكعبات الثلج من الفريزر |
| Hangi hasta karı buz kalıplarını da alıp götürür? | Open Subtitles | أى نوعيه من العاهرات المريضات هذه و التى تأخذ قوالب وضع مكعبات الثلج من الفريزر |
| Bu tür kilise gibi yapıları analiz ediyor ve çevrimiçi diğer fotoğraflarla eşleştiriyor. | Open Subtitles | و التى تقوم بتحليل المعالم الرئيسية انة تُطابقها امام الصور الموجودة على الشبكة |
| ve her birimiz derimizde sivrisinekleri kendine çeken veya iten farklı kimyasallar ürettiğimiz ve farklı koktuğumuz için, bazılarımız diğerlerinden çok daha çekici hale gelir. | TED | و بما أننا جميعا لدينا روائح مختلفة و ننتج مواد كيميائية على بشرتنا و التى تجذب أو تُنفر البعوض، بعضنا أكثر جذبا من البعض الأخر. |
| Fena halde ayak kokan Limburger peynirinden çok küçük bir parça alarak Afrika sıtmalı sivrisineklerini çekmeyi denedik. | TED | حاولنا، بقطعة صغيرة جدا من جبن ليمبورجر، و التى رائحتها كريهة كرائحة الأقدام، لجذب بعوض الملاريا الأفريقي. |
| Sanırım şu an kısa bir mola verip, aklınıza gelebilecek, okyanus kürekçiliği hakkında sıkça sorulan birkaç soruyu yanıtlayabilirim. | TED | و أعتقد أن الوقت الآن مناسب للإجابة عن بعض الأسئلة فيما يتعلق برياضة التجديف عبر المحيط و التى قد تدور فى أذهانكم |
| RB:Evet,savaş odası adını verdiğimiz birşey kuruyoruz belki de ismi yanlış | TED | ر ب: نعم أقصد , نحن نجهز شيئا أسمه غرفة الحرب, و التى من المحتمل أن تكون كلمة سيئة.. |
| Geçen yıl ve ondan önce de doğumgünlerim oldu. O zaman yoktunuz. | Open Subtitles | لقد احتفلت بعيد ميلادى السنة الماضية و التى قبلها ، و لم تحضروا |
| Yüce Tanrım, sevdiğim bu kadını koru, sonunda karım olmuş olan bu kadını koru... | Open Subtitles | ربى احمى هذه المرأة التى أحب و التى هى الان زوجتى فى النهاية |
| İkinci olarak Prenses, vaftiz evladına büyük bir sevgi duyuyor. | Open Subtitles | الثانيه هى الأميره دراجوميروف و التى هى الأم فى المعموديه المخلصه لمسز أرمسترونج |
| Üçüncü olarak Kontes Andrenyi ablasını büyük bir şefkatle seviyor. | Open Subtitles | الثالثه هى الكونتيسه أندرينيه و التى هى الأخت الصغرى المتفانيه لمسز أرمسترونج |