| Dürüst olmak gerekirse, bu tarz detayları sormak için kötü bir tavır. | Open Subtitles | و لأكون صريحاً فمن السئ أن تقومي بالسؤال عن مثل هذا التفصيل |
| Ve dürüst olmak gerekirse yasak ilişki yaşamadığın için rahatladım. | Open Subtitles | و لأكون صادقا لقد ارتحت انك لا تحظين بعلاقة غرامية |
| Dürüst olmak gerekirse, aklımda bunca şey varken zamanlaması pek iyi olmadı. | Open Subtitles | و لأكون صادقا,هذا ليس في وقت مناسب لي مع كل ما يجري |
| Ve dürüst olmak gerekirse şu anda hoş sohbet havamda değilim. | Open Subtitles | و لأكون صادقة لا اعتقد بأني صحبة جيدة في هذا الوقت |
| Bu sabah başka bir kıza göstermiştim. Ama dürüst olmak gerekirse, ondan pek hoşlanmamıştım. | Open Subtitles | لقد أريتُ هذا المنزل على فتاة أخرى هذا الصباح و لأكون صريحة معكِ , لم أستلطفها كثيراً |
| Ve açık olmak gerekirse, pek de iyi gitmiyordu. | Open Subtitles | و لأكون صادقاً ، لم يكن الامر يجري بشكل سلس |
| Ayrıca dürüst olmak gerekirse, ondan biraz nefret ederdi. | Open Subtitles | و لأكون صادقاً معكِ , فلقد كنتِ تكرهينه نوعاً ما |
| Yani, gereğinden fazla konuşuyorsun ve dürüst olmak gerekirse konu sen olunca, acaba orada mısın diye yatağın altına bakarım. | Open Subtitles | أعني ، لقد كنت تتكلمين كثيراً و لأكون صادقاً نتظرتُ أسفل السرير و تأكدتُ من أنكِ |
| Dürüst olmak gerekirse, götümüzün üzerine oturmuştuk. | Open Subtitles | و لأكون منصفا, فإن كان هناك شيء جعلنا نتراجع في السلم الإجتماعي |
| Ve dürüst olmak gerekirse özgürlüğümü seviyorum. | Open Subtitles | و لأكون صادقاً معكِ ، إنني أحب حريتي نوعاً ما |
| Ama dürüst olmak gerekirse, önce doğal yeteneğe sahip olması gerekir. | Open Subtitles | و لأكون صادقاً معك يجب ان يكون لدى الشخص كمية من الموهبة الطبيعية |
| Dürüst olmak gerekirse bu eskisinden daha fazla anlam ifade ediyor. | Open Subtitles | و لأكون صريحا، هذا يعني أكثر مما اعتاده سابقا |
| Dürüst olmak gerekirse, eğer bu başka bir ailenin başına gelseydi ben de sizin gibi davranırdım. | Open Subtitles | و لأكون صادقة، لو كانت تلك عائلة اخرى كنت سأكون معكم |
| Dürüst olmak gerekirse bu aslında benim suçum Seni arabada yalnız bırakmamalıydım. | Open Subtitles | فكرت بالأمر ، و لأكون صريح إنه على الأرجح خطئي لتركك وحدك في السيارة |
| Dürüst olmak gerekirse, hâlâ ayakta olmasına şaşırıyorum. | Open Subtitles | و لأكون صادقاً.. أنا متفاجيءٌ من قدرته على الوقوف |
| Ve dürüst olmak gerekirse ben de öyle. Bir yere katılması gerekiyor. | Open Subtitles | و لأكون صريحة ، أنا كذلك عليــها المشاركــة |
| Dürüst olmak gerekirse, Onun birinin öldürdüğüne sevindim. | Open Subtitles | و لأكون صادقة أنا سعيدة أن شخصاً ما قتله |
| Ayrıca dürüst olmak gerekirse silahlarınız da işimize yarayabilir. | Open Subtitles | و لأكون صريحاً معكم , يمكننا الإستفادة من أسلحتكم و حمايتكم |
| Dürüst olmak gerekirse senden kaçıyordum. | Open Subtitles | و لأكون صريح مطلقاً لقد كنت أتجنبك |
| Sana dürüst olmak gerekirse, hayat çok kısa. | Open Subtitles | و لأكون صريحا معك الحياة قصيرة جدا |