| Thea ile ne kadar vahşi ve eğlenceli zaman geçiriyoruz sanıyorduk. | Open Subtitles | لقد اعتقدنا أننا سنحظى بوقت شديد الإثارة و مرح مع تيا |
| O oldukça çekici ve eğlenceli biri. | Open Subtitles | هو لطيف و شديد الجاذبية لطيف و مرح |
| Seks spontane ve eğlenceli olmalı. | Open Subtitles | الجنس يجب ان يكون تلقائى و مرح |
| Ancak, lezzetli bir köpek gibi giyinip, geniş kitleleri eğlendirmek sadece oyun ve eğlence demek değildir. | Open Subtitles | و لكن الارتداء مثل الكلب المبتهج و أمتاع عدداً كبير من المزدحمين ليس مجرد لعب و مرح |
| Bir sürü yemek var ve eğlence ve sürprizler. | Open Subtitles | لدينا طعام كثير و مرح و مفاجآت |
| Mesela ne kadar yakışıklı ve komik ve akıllı olduğum ve son zamanlarda kas çalıştığımdan bahsedebilirsin. | Open Subtitles | كم أنا وسيم و مرح و ذكى بالتأكيد و كنت أتمرن مؤخراً |
| Bu gemideki bütün kapılar keyifli ve neşeli bir doğaya sahip olmaları için programlandı. | Open Subtitles | تم برمجة جميع الأبواب ليكون لها مزاج بهيج و مرح |
| Kolay ve eğlenceli bi şeymiş gibi bahsediyorsun. | Open Subtitles | أنتِ تخلتلقين هذا ببساطة و مرح |
| Nerede maskeler nerede bir maskaralık ve eğlence var işte oradayımdır. | Open Subtitles | "أينما كانت هنالك أقنعة" "أينما كانت هنالك سخافة و مرح" "سأتواجد هناك" |
| Bence tatlı, akıllı ve komik birisin. | Open Subtitles | أعتقد بأنك لطيف و ذكي و مرح و أنا لا أريدك أن تموت |
| Leo, sen çok tatli ve komik birisin. | Open Subtitles | ليو أنت حقا شاب لطيف و مرح |
| İnsanlarınız hep böyle, tasasız ve neşeli midir,? | Open Subtitles | هل شعبكم دائماً خالى من الهموم و مرح ؟ |
| B ve S şık ve neşeli bir halde Haussmann bulvarında görüldüler. | Open Subtitles | رصدو . " ب" ؛ و " س " ؛ شياكه و مرح في شارع هوسمان |