| Bunu yapmadan önce, güçlü Tanrı sayesinde sizin yanınızda olduğu için şükredeceğiniz başka bir yer ve zaman olduğunu bilmeniz gerektiğini düşündüm. | Open Subtitles | قبل عمل ذلك أعتقد أنك يجب أن تعلم أنك في وقت و مكان اخر عليك أن تشكر الله |
| Onu bulmak için uygun yer ve zaman. | Open Subtitles | إنه وقت و مكان متوقع لإيجاده |
| Ward, direnişle tanışmamız için bir yer ve zaman ayarladı. | Open Subtitles | وارد)دبر موعدا بزمان و مكان ) لنا لنقابل المقاومة |
| Güzel çünkü her şeyin bir yeri ve zamanı var ve şimdi iş yapma zamanı. | Open Subtitles | جيد، لأن هناك زمان و مكان لكل شيء وهذا زمن و مكان العمل |
| Kestirmeyi herkes sever, ama her şeyin yeri ve zamanı vardır. | Open Subtitles | الكل يحب الغفوه لكن هناك وقت و مكان للغفوه |
| İnce zekanın bir yeri ve zamanı vardı ve bu zaman Scary Movie'den önceydi. | Open Subtitles | هناك وقت و مكان للرسائل المبطنه و ذلك الوقت كان قبل فلم "Scary movie" |
| Her şeyin bir yeri ve zamanı vardır Cato! | Open Subtitles | هناك وقت و مكان لكل شيء، كاتو! |
| yeri ve zamanı belli. | Open Subtitles | لدينا زمان و مكان |