| Hadi gel de bizimle otur. Jackie, Doris ve Helen'i uzun süredir görmüyorsun. | Open Subtitles | تعال اجلس معنا أنت لم ترى جاكي و دوريس و هيلين منذ مدة طويلة |
| Geçen 4 Temmuz'da Barry ve Helen'i öldürdü. | Open Subtitles | لكنه لم يمت وقتل باري و هيلين في الصيف الماضي |
| Lizzie ve Helen'e bakıp, bir zamanlar onar gibi çocuk olduğuna, koşup güldüğüne şaştığın oluyor mu? | Open Subtitles | أتنظرين إلى ليزي و هيلين و تتعجبين من أنك كنت يوماً طفلة مثلهن تركضين و تلعبين هكذا؟ |
| Helen ve ben 42 yıldır evliyiz. | Open Subtitles | أنا و هيلين متزوجين منذ 42 عاماً |
| Onun anası babası artık Helen'le sen değilsiniz. | Open Subtitles | انتما ليس والديها بعد الآن أنت و هيلين |
| Frank ve Helen el ele. | Open Subtitles | فرانك و هيلين وتَشَابُك الأيادي. |
| Bunlar da Lizzie ve Helen Hutton'a gönderilmiş. | Open Subtitles | تم إرسال هذه إلى ليزي و هيلين هاتون |
| Annen öldüğünde, sen bilmezsin, hiç gelmezdi ama çok çaresizdim ve Helen müdahale etti. | Open Subtitles | حين ماتت والدتك لم تكن تشعر بشيء قادم ولكن كنت بلا أمل و " هيلين " تدخلت |
| 45 yıl önce Worcester, Massachusetts"te doğdu Franklin ve Helen Sheldon"un tek çocuğu, çok vasat bir öğrenciydi. | Open Subtitles | حسناً، لقد ولد في ووستر بماسوشوستس قبل 45 سنة (الإبن الوحيد لـ(فرانكلين) و(هيلين شيلدون كان طالباً متوسطاً |
| Toby ve Helen ile ne kadar güzel bir gün geçirdiğini düşünüyordu. | Open Subtitles | "كلّ ما كان يستطيع التفكير فيه هو مدى روعة اليوم الذي قضاه مع (توبي) و(هيلين)" |
| Hey, dinle! ... ...eve gidersen Jake ve Helen'a selam söyle. | Open Subtitles | إسمع, ربما آتي معك ( لأسلم على (جيك) و (هيلين |
| Cara Landry ve Helen Sherman'ı sen öldürdün, değil mi? | Open Subtitles | أنت قتلت (كيرا لاندري) و(هيلين شيرمان)، أليس كذلك؟ |
| PV Mendell ve Helen'in işini bitirip dışarıda istedikleri gibi cirit atacaklardı. | Open Subtitles | ، "لقد فكرت شركة "برايجر وفون . (بأن يسكتوا (مينديل) ، و (هيلين وبعدها يجرون القرعة . على أي دواء بقي هناك |
| Steve, bunlar benim babam ve annem, Gerald ve Helen. | Open Subtitles | ستيف" ، هذان أبواي" "جيرالد" و "هيلين" |
| Tam şuradaki, Martin ve Helen Wycoff. | Open Subtitles | هناك ، هذا هو مارتن و هيلين. |
| Daniel ve Helen Crowley arasındaki bir telefon konuşmasını duydum. | Open Subtitles | لقد إستمعت لمكالمة هاتفية (بين (دانييل) و(هيلين كراولي |
| Her neyse, ortamı yumuşatmak için Victoria Helen'ın tehlikeden haberdar olmasını sağladı ve Helen da Amanda Clarke'ın ileride sorun çıkartmayacağını garantiledi. | Open Subtitles | (بأي حال، (فكتوريا أعلمت (هيلين) بالتهديد ،كدليل على حسن نيتنا و (هيلين) أكدت لها بأن (أماندا كلارك) |
| Helen ve ben 42 yıldır evliydik. | Open Subtitles | أنا و هيلين ظللنا متزوجان ل42 عاماً |
| Biliyor musun, bu çok komik. Biz de böyle başladık, Helen ve ben. | Open Subtitles | أتعرفون، هذا طريف، لقد بدأنا هكذا، أنا و(هيلين) |
| Onun anası babası artık Helen'le sen değilsiniz. | Open Subtitles | انتما ليس والديها بعد الآن أنت و هيلين |