| Evet, her an buraya gelebilir o yüzden doğru dur, Yakanı düzelt ve ne yaparsan yap kendin olma! | Open Subtitles | ,حسناً اذاً انها ستخرج من هناك فى اى دقيقة ...لذا قف مستقيماً ,اصلح ياقتك ...واياً كان لا تكن نفسك |
| Yakanı çek o zaman. Almanlar her şeyi görür. | Open Subtitles | إذن ارفعي ياقتك الألمان يرون كل شيء |
| Gömleğinin yakası bollaşmış, yani kilo vermişsin, kızarmışsın yani ateşin var ve nefes almakta zorluk çekiyorsun. | Open Subtitles | هناك مسافة كبيرة عند ياقتك هذا يعني فقدانك للوزن أنت متورد، هذه حمى و نفسك متقطع |
| Taksi şoförü görsün diye tişörtünün yakana iğnelediğin ev adresin dışında. | Open Subtitles | لكن قميصك هو الوحيد الذي يحمل عنوانك وتعليمات لسائق سيارة الأجرة مثبتين في ياقتك |
| Cletus, eğer Yakanda bir daha domuz ruju bulursam domuz ahırında yatmana bir daha da izin vermem artık. | Open Subtitles | كلايتوس ، ان وجدت احمر شفاة لخنزير على ياقتك مر أخرى لن ادعك تنام في زريبتهم |
| Yakanızın zarar görmemiş olmasına sevindim. | Open Subtitles | يريحني معرفة أن ياقتك لم تفسد |
| Yakanızda ruj izi var, doktor. | Open Subtitles | هناك أحمر شفاه على ياقتك دكتور |
| Papaz yakalığınız, gönlümün güvende olduğu umudunu aşılıyor bana. | Open Subtitles | ياقتك الكهنوتية تجعلني أتمنى أن قلبي بأمان |
| Ceketini çıkar ve Yakanı ilikle. | Open Subtitles | خذ سترّتك وإزرار ياقتك |
| Saçlarını ineğe yalatmazsan, Yakanı da düğmelersen, hoş olabilirsin. | Open Subtitles | صفف شعرك و زرر ياقتك قد تنجح |
| Sadece Yakanı düzeltmeye çalışıyordum. | Open Subtitles | أنا كنت فقط أريد إصلاح ياقتك |
| Ne zaman blöf yapsan, Yakanı çekiştiriyorsun. | Open Subtitles | أنت تمسك ياقتك عندما تقوم بها |
| biraz Yakanı düzelt. | Open Subtitles | أصلح ياقتك قليلاً |
| Gömleğinin yakası bollaşmış, yani kilo vermişsin, kızarmışsın yani ateşin var ve nefes almakta zorluk çekiyorsun. | Open Subtitles | هناك مسافة كبيرة عند ياقتك هذا يعني فقدانك للوزن أنت متورد، هذه حمى و نفسك متقطع |
| Bu arada gömleğinin yakası aşınmış. Ona yeni bir gömlek parası faturalandırabilirsin. | Open Subtitles | بالمناسبه ياقتك مبلله ربما ستطلب منهُ قميصاً جديداً |
| yakana bez de sıkıştırıyorsundur... | Open Subtitles | منديل علة ياقتك |
| - Shannon, yakana ne oldu? | Open Subtitles | شانون ... ياقتك مفتوحة ؟ |
| Yakanda kurumuş yumurta lekesi var. | Open Subtitles | معذرة ، هناك بقايا بيض على ياقتك |
| Yakanda iplik var galiba. | Open Subtitles | أنظر ، لديّك خيط خارج من ياقتك |
| - Yakanızın içinde yazıyor. | Open Subtitles | -إنه مكتوب على ياقتك |
| Yakanızda bir düğmeniz varsa televizyonda bir kadınsınızdır. | Open Subtitles | إذا أغلقتك ياقتك على التلفاز ستكونين "سيّدة مُحترمة" |