| Eli işbirliği yapmak istiyorsan cinayeti Nucky'nin emriyle yaptığın hakkında tanıklık et. | Open Subtitles | إذا كنت مستعدا للتعاون يا "إيلاي" وستشهد بأنك ارتكبت الجريمة بأمر "ناكي" |
| Bildiğin gibi Eli, Peter'in fermuarına hakim olması koşuluyla bağış yapmayı kabul ettim. | Open Subtitles | أنت تعرف يا إيلاي أني وافقت على الإسهام في الحملة شريطة أن يعقل بيتر ويتحكم في نفسه |
| Güneşin yarın doğmayacağından endişeliyim Eli. | Open Subtitles | أنا قلق أن الشمس لن تشرق غدًا يا إيلاي إنها مجرد زيارة. |
| Bir saniye, Eli. | Open Subtitles | فيمكن إيقاف الاستجواب الآن لحظة واحدة يا إيلاي |
| Özür dilerim Eli, seni cep telefonumdan aramak zorundayım. | Open Subtitles | آسف يا إيلاي. سوف أكلمك من هاتفي النقّال |
| Suçlamayı seven tiplerden değilim, Eli, ancak beni daha fazla dinlemen gerek. | Open Subtitles | لستُ من النوع الذي يحب أن يوجه أصابع الإتهام يا إيلاي ولكن يجب أن تسمع رأيي أكثر |
| İyi ya da kötü kazan. Bu hâlâ kazanmaktır. - Huyuna git Eli. | Open Subtitles | فوز جميل أو فوز قبيح، كل هذا فوز خف عليه يا إيلاي |
| Bundan dolayı rahat olduğumu sanmıyorum, Eli. | Open Subtitles | أنا لستُ مرتاحة بالإجابة عن هذا السؤال يا إيلاي |
| Gösterileri idare edişini özlemişim Eli. Eli Gold'un suçlamalarını federal mahkemede kanıtlayamazsınız... Biliyorum. | Open Subtitles | لقد اشتقت إلى إدارتك وتوجيهك يا إيلاي أعلم |
| Sana söyledim Eli, yalnızca açıkça doğrulayabildiklerimi raporlayabildim. | Open Subtitles | قلتُ لك يا إيلاي لن أكتب في تقريري سوى ما يمكنني إثباته |
| Biliyorsun Eli, seninle olduğumuz zaman, - Saatler uçup gidiyor. | Open Subtitles | -أتعلم يا (إيلاي) نحن معك منذ ساعات، والساعات تمر بسرعة |
| Ama Eli, sen kendin söyledin kalp istediği yere gider. | Open Subtitles | (لكن يا (إيلاي لقد قلتها بنفسك القلب يذهب أينما يذهب |
| Şu klan pisliği Eli, kontrolün altında olduğunu sanıyordum. | Open Subtitles | ظننتك أحكمت قبضتك على هذا الهراء المتعلق بالأخوة البيض يا "إيلاي". |
| - Eli, ben George. Seninle konuşabilir miyim? | Open Subtitles | ـ أنا "جورج" يا "إيلاي"، أيمكنني التحدث معك؟ |
| Bunu yapma Eli. | Open Subtitles | لذلك عدلنا عن إرساله- عفوًا- لا تفعل هذا أبدًا يا إيلاي |
| Gördüm Eli. | Open Subtitles | لقد رأيتها يا إيلاي رأيتِ ماذا؟ |
| Bu hikâye üzerinde iki aydır çalışıyordum, Eli. | Open Subtitles | عملتُ لمدة شهرين على هذه القصة يا إيلاي |
| Hikâyeyi Pazartesi günü yayınlıyoruz Eli. | Open Subtitles | سوف ننشر القصة يوم الاثنين يا إيلاي |
| Senin için gelmemiş Eli. Siz de kimsiniz? | Open Subtitles | لم تكن هنا لتراك يا إيلاي من أنتم؟ |
| - İşim var Eli, bunun geçici olduğunu söylemiştin? | Open Subtitles | لدي وظيفة يا إيلاي. كنت تعرف أن هذا العمل مؤقت- ماذا تفعلين؟ |