| Kitabın, ölmek üzere olduğunun farkında olmayan bir adam hakkında olmasından. | Open Subtitles | لأنه كتاب يتحدث عن رجل لا يعلم أنه سيموت ثم يموت فجأة |
| Smiling daima şehirde belirecek bir adam hakkında atıp tutardı. | Open Subtitles | سمايلي" كان يتحدث عن رجل في بلدته القديمة" |
| Damien Jul adında bir adam hakkında. | Open Subtitles | إنه يتحدث عن رجل يدعى (دامين إيول) |
| Cruising filmi SM yeraltı eşcinsel kuluplerini araştıran bir adam hakkında. | Open Subtitles | كان ذلك الفيلم يتحدث عن رجل يُحقق في قضية (سادية ومازوخية) في نوادي الشواذ (التلذّذ بِإيقاع الألم على الطرف الآخر في الجنس) |