Biri maaş makbuzunu fotokopi makinasının üzerine bırakıyor ve herkes birbirine bağırmaya başlıyor. | TED | يتركُ أحدهم ورقة بيان راتبه على آلة الطباعة، وفجاةً يصرخُ الجميع على بعضهم البعض. |
Bu da yarışabileceğine dair %10'luk bir ihtimal bırakıyor. Ki yarın sabah senden böyle bir şey duyacağız. | Open Subtitles | ، ما يتركُ إحتمال 10% أنّه سيجري . و سنعرفُ ذلك غدًا صباحًا |
Ama hepsinde ardında bir parça sicim bırakıyor. | Open Subtitles | ولكنَّه يتركُ خيطاً مع جميع الضحايا |
O Seyahat Danışmanı'na bir mesaj bırakıyor. | Open Subtitles | فهو يتركُ رسالةً على موقع "تريب أدفايزور" |
- Vergi hukukundaki bir bozukluk dolandırıcılık için açık bir kapı mı bırakıyor? | Open Subtitles | لسلبِ إستثماراتهم - ...نقص في رمز الضرائب" - "يتركُ إحتمالاً للإحتيال؟ |
Bu da içkiyi bize bırakıyor. | Open Subtitles | -مما يتركُ لنا الكحول |