| Bu Onları tatmin etmeyince evlere girip Onları tahrik eden şeyleri alıyorlar. | Open Subtitles | عندما يصبح ذلك غير كاف لهم يبدأون باقتحام المنازل و اخذ الغرض الذي يثيرهم |
| Sanki, az daha yasal olmayacakmış düşüncesiyle Onları azdırmak için. | Open Subtitles | يبدو الأمر كما لو كان قانوني بالكاد هذا يثيرهم |
| Bir şey Onları tetikler ve birden küçük çocuklara dönüşürler. | Open Subtitles | شيئ ما يثيرهم ثم يتحول كالفتية الصغار |
| Onları çeken yavaşlıktır. | Open Subtitles | البطء ما يثيرهم جدا ألم تنضم لي؟ |
| Kalabalık ona bayıldı. Onları coşturuyor. | Open Subtitles | والجمهور يحب هذا، إنه يثيرهم فعلا |
| Savaş ihtimali bile Onları heyecanlandırıyor. | Open Subtitles | مشهد المعركة يثيرهم |
| Bu Onları coşturur biraz. | Open Subtitles | هذا سوف يثيرهم قليلاً |
| Onları kışkırtan bir şey mi var? - Duyduğumuzdan değil ama. | Open Subtitles | هل هنالك شئ ما يثيرهم لا لم نسمع بذلك . |
| - Onları saldırmaya iten ne? | Open Subtitles | ما الذي يثيرهم للهجوم؟ |
| Bu Onları ekim gibi ıslatır. | Open Subtitles | يثيرهم بشدة |
| Bir şey Onları tahrik etmiş gibi. | Open Subtitles | شيء ما يثيرهم |