| Düğün davetimize henüz kimse olumlu cevap vermedi ve son gün dündü. | Open Subtitles | ولم يجبني أحد بخصوص الزواج بعد و البارحة كان هو الموعد النهائي |
| Oraya gittikten sonra ona mail attım ama cevap vermedi. | Open Subtitles | ثم أرسلتُ له رساله إلكترونيه بعد وصولي ولكنه لم يجبني |
| İki hafta önce ona mektup yazdım. Hala cevap vermedi. | Open Subtitles | قبل أسبوعين، كتبت له رسالة لم يجبني أبداً |
| cevap vermedi ama Britanya'da tıp fakültesine gittiğine eminim! | Open Subtitles | لم يجبني ولكنني أراهن بأنه ذهب إلى مدرسة طبية في بريطانيا |
| - bana cevap bile vermedi. - Cevap vermeyerek, cevap vermiş oldu. | Open Subtitles | ـ لم يجبني على سؤالي ـ لقد أجاب من دون أن يجيب |
| Ve Michael bana cevap vermeden onu takip etmeye başladı. | Open Subtitles | هو الآن يلاحقها ولم يجبني |
| Size siparişlerinizi getirdim. Kimse cevap vermedi bu yüzden ben de içeri girdim! | Open Subtitles | لقد جلبت طلبك لم يجبني أحد، لذا صعدت للأعلى |
| Hayır, kimse cevap vermedi ve bundan bir şey anlamadım. | Open Subtitles | لا لا ، لم يجبني أحد بعد وأنا لا أفهم لماذا |
| Anladınız mı? Ama kimse cevap vermedi. Cep numaranız da yoktu. | Open Subtitles | ولكن لم يجبني أحد وليس لدي رقم هاتفك النقال |
| Aramamı söylemiştin. Aradım ama kimse cevap vermedi, bu yüzden... | Open Subtitles | قلت لي أن أتصل ، أتصلت ولم يجبني أحد |
| Onu buradan aradım...cevap vermedi, | Open Subtitles | لقد ناديته من هنا.. ولكنه لم يجبني, |
| - Evet. Aramaya çalıştım. cevap vermedi. | Open Subtitles | نعم، حاولت الاتصال به، لكن لم يجبني |
| Ama bana cevap vermedi. | Open Subtitles | لكنّه لم يجبني. |
| Kimse cevap vermedi. Sonra düştüm. Düştüm ve başımı... | Open Subtitles | لم يجبني أحد ثم وقعت، وقعت و... |
| Kapısını çaldım, cevap vermedi. | Open Subtitles | لقد طرقت بابه ولم يجبني |
| Aradım ama cevap vermedi. | Open Subtitles | اتصلت به لم يجبني |
| Ama Tanrı bana hiç cevap vermedi. | Open Subtitles | "لكن الرب لم يجبني" |
| Kimse bana cevap vermedi. | Open Subtitles | لم يجبني أحد |