Olduğum yere senin gibi götleklerin beni perişan etmeleriyle gelmedim. | Open Subtitles | لم أصل لما أنا عليه بترك وغد مثلك يجرني للأسفل |
Babam beni bir hava üssünden diğerine sürüklerdi. | Open Subtitles | والدي كان يجرني معه من قاعدة عسكرية الى اخرى |
Evet, Ryan'dan kurtulmaya çalışıyorum, adamla her muhabbete kalkıştığımda... muhabbeti 15 dakika içinde beni öldürüyor. | Open Subtitles | نعم، أنا أُحاول تجنب رايان في كل مرة أمُر فيها على هذا الرجل يجرني إلى مناقشة مدتها 15 دقيقة |
Yolda kar maskeli bir adam beni yakalayıp çalılara çekti. | Open Subtitles | و إذا برجل يضع قناعا يتهجم على و يجرني نحو الأشجار. |
Eğer Vicki'den uzak durmazsam bildiğin çamaşır deterjanıyla üzerimi kaplayıp beni kamyonetinin arkasına bağlayacağını ve hayalarımı da arabasının aküsüne asacağını yazmış. | Open Subtitles | قال لي , ان لم ابتعد عنها سيعلقني ... .. و يجرني بشاحنته |
O siktiğim bok beni sadece kaşarlanmış orospu gibi reddetmek için şehre çağırdı! | Open Subtitles | الحقير يجرني إلى المدينة فقط كي يزدريني كعاهرة قذرة! |
Bütün gece beni rahatsız edip durdu. | Open Subtitles | يجرني معه طوال الليل |
Sen beni rahatsız ettin | Open Subtitles | أنت من يجرني معه |
Ama beni de kendisiyle gömemeyecek. | Open Subtitles | لكنه لن يجرني الى الهاوية معه . |
beni de o arabayla gezdirirdi. | Open Subtitles | كان يجرني في تلك العربة |
Narcisse'in beni kendine çekme çabaları beni rahatsız ediyor. | Open Subtitles | نارسيس يحاول ان يجرني ليزعجني |
beni sürüklüyor. | Open Subtitles | إنه... إنه يجرني |
Birisi çekerek çıkardı beni. | Open Subtitles | لم يجرني شخص |