| Tanrı kulağıma hiç konuşmadı. Bu iyiliğe mazhar kimseyi de tanımıyorum. | Open Subtitles | الله لم يحدثني في أذني ولا أذكر شخص فعل معه هذا المعروف |
| Benimle konuşmadı bile. Öylece uzandık. | Open Subtitles | هو لم يحدثني حتى، لقد إستلقينا هناك فقط. |
| Salı günü Facebook'tan yazdığından beri benimle konuşmadı. | Open Subtitles | هو اساسا لم يحدثني من الثلاثاء عندما راسلني عبر فيسبوك |
| Benimle bu konuyu hiç konuşmadı. | Open Subtitles | هو لا يحدثني عن عمله |
| Kimse onunda hakkında benimle konuşmadı | Open Subtitles | لم يحدثني أحد بشأنه |
| - Gece boyunca benimle konuşmadı. | Open Subtitles | لم يحدثني طوال الليلة |
| Verner benimle, karakterimle ilgili konuşmadı bile. | Open Subtitles | (فيرنر) لم يحدثني حتى بشأن شخصيتي |