| Düşünüyordum da belki arkanı kollayacak birilerine ihtiyacın vardır. | Open Subtitles | كنت أفكر أنّه ربما تحتاج أحدًا لكي يحمي ظهرك |
| İçerde muhtemel düşmanlar var iken, bir takviye pozisyonunda yaklaşıyorsun ve arkanı kollayacak bir tek ben varım. | Open Subtitles | أنت ستتسلل إلى موقع محصن مع قوة معادية محتملة في داخل وأنا الشخص الوحيد الذي يحمي ظهرك |
| Söyledin ama arkanı kollayacak birine ihtiyacın vardır dedim. | Open Subtitles | نعم ، لكنّي أعتقدت أنّك بحاجة إلى من يحمي ظهرك |
| Jack, Jack, işte budur kurtarmak! | Open Subtitles | جاك، جاك، يحمي ظهرك! |
| Jack, Jack, işte budur kurtarmak! | Open Subtitles | جاك، جاك، يحمي ظهرك! |
| Buzadam arkanı kolladı. | Open Subtitles | -فـ(أيسمان) يحمي ظهرك . |
| - Hayır, birinin arkanı kollaması gerek. | Open Subtitles | لا، دائما يجب أن يكون هناك أحد يحمي ظهرك |
| Yani arkanı kollayacak birinin olması. | Open Subtitles | شخص يحمي ظهرك |
| Jack, Jack, işte budur kurtarmak! | Open Subtitles | جاك، جاك، يحمي ظهرك! |
| Bazen arkanı birilerinin kollaması sana zarar vermez. | Open Subtitles | في بعض الأحيان، لن يضر أن يكون هناك شخص يحمي ظهرك |
| O zamana dek, birinin kıçını kollaması lazım. | Open Subtitles | إلى ذلك الحين، شخص ما عليه أن يحمي ظهرك |