| Sonuçta yıllarını harcadıkları bir projeyi niye sabote etsinler ki? | Open Subtitles | رُغم كل ظنوننا، لم عساهم يخربون مشروعًا كرسّوا إليه سنين؟ |
| Hepsi bu kadar değil. Kayıtlı mahkumlar işi sabote ettiler. | Open Subtitles | وهذا ليس كل شيء فالسجناء الجنود يخربون العمل |
| Ağaçlara demir çubuklar çakıyorlar ağaç kesme teçhizatlarını sabote ederek, kerestecilerin ve kereste fabrikalarının işlerini zorlaştırıyorlar. | Open Subtitles | الذين يخربون أجهزة تقطيع و نقل الأخشاب و يجعلون حياة الحطابين سيئة |
| Hayatlarımızı mahvediyorlar ve onlara göre bu sadece bir oyun. | Open Subtitles | إنهم يخربون حياتنا، وبالنسبة لهم فهي مجرد لعبة |
| Burayı mahvediyorlar. | Open Subtitles | انهم يخربون هنا |
| Çünkü gezegeni yok ediyorlar. | Open Subtitles | لأنهم يخربون الكوكب |
| Aman Tanrım. Her şeyi mahvedecekler. | Open Subtitles | يا الهي سوف يخربون كل شيء |
| Belki de yiyecek çalmak için, soğutucu kısmını sabote etmiş olabilirler mi? | Open Subtitles | ربما كانوا يخربون وحدة التبريد لكي يفسد الطعام |
| Şu tenekeler vericimizi sabote etmişler. | Open Subtitles | هؤلاء المعدنيون يخربون ارسالنا |
| İmkansız! Her şeyi yok ediyorlar! | Open Subtitles | إنهم يخربون كل شيء! |
| Trapezi mahvedecekler. | Open Subtitles | سوف يخربون التأرجح |