Charlie'nin bu resimleri asmak için yardıma ihtiyacı olur diye düşündüm. | Open Subtitles | فكرت أن تشارلي يمكن أن يستعين ببعض المساعدة من تلك الصور |
İnsanların bu hikâyelere erişimini kolaylaştırmak için tekniği kullanan bir dijital hikâye anlatıcısı olarak, bu hikâyeleri ve sorunları yakalamak işimin bir parçası. | TED | إن نقل هذه القصص والقضايا هي جزء من عملي كراوي قصص رقمي يستعين بالتقنية لتسهيل الأمر على الآخرين البحث عن هذه القصص. |
Bu Herkül görevini başarmak için ksilem üç kuvvete dayanır: terleme, kılcal etki ve kök basıncı. | TED | ولإتمام هذه المهمة الجبارة، يستعين الخشب بثلاث قوى: النتح، والخاصية الشعرية، والضغط الجذري. |
Ama bunu yapması için, önce beni yakalaması lazım, ve beni yakalaması için, seni izliyor. | Open Subtitles | لكن ليفعل ذلك عليه اولا ان يمسكني وليتمكن من ذلك عليه ان يستعين بك |
Olay aşk olunca herkes sevdiğinde korumak için yalan ve sırlara başvurur. | Open Subtitles | فحين يتعلّق الأمر بالمشاعر، يستعين الجميع بالأسرار والكذب لحماية من يحبّ. |
Yani, kim kendi mekanına ateş açmak için adam tutar ki? | Open Subtitles | من يستعين بقاتل محترف كي يطلق النار في منزله الخاص؟ |
Çünkü bu yolculuk, başkası için, kendi yolculuğunu tamamlamasına yardımcı olacak. | Open Subtitles | لأن هذه الرحلة ستكون بمثابة، عِبرة للغير يستعين بها. |
Böyle bir görev için gideceği kişiyi bulmaya çalışıyorum ve elimde bunu yaptığını gösterecek hiçbir şey yok. | Open Subtitles | أحاول العثور على شخص ربما يستعين بمهمة كهذه وليس لدي ما أظهره |
Remington aslan avlamak için Masai'leri kullanır. Sana 10 baş sığıra mal olur. | Open Subtitles | يستعين رمنجتن بالمصابين عند صيد الاسود |
Buraya Justin Bieber'ın dünya turu seçmeleri için geldim. | Open Subtitles | أنا هنا مع "جاستن" لإختبار الصوت. تلك المرة الأولى لى، إنّه يستعين بالبنات، |
Suç dalgasındaki artış ve polislerin olaya müdahale etmesinin gecikmesi nedeniyle birçok zengin konut sahibi, daha iyi korunmak için yüksek teknoloji kullanan şirketlerle anlaşıyorlar. | Open Subtitles | مع ارتفاع معدل الجريمة و ازدياد مدة استجابة الشرطة يستعين ملاك المنازل الأثرياء بشركات أمنية عالية التقنية من أجل توفير حماية إضافية |
Mr. X, Lars'ın Yuruk'ten antikaları geri alacağından emin olmak için | Open Subtitles | السيد إكس يستعين بخدماتي لتأكيد |
Diğer insanları yok etmek için, | Open Subtitles | معظمهم يستعين بمساعدة الموتى |
Kültü Blockbuster-Zehir süper formülü yaratmak için kullanıyor. | Open Subtitles | فهو يستعين بالطائفة لعمل صيغة (فينوم) خارقة ورائجة |
Lestrade, benim bildiğim ...8 blok mesafe için helikopter çağırmazsın. | Open Subtitles | (ليستراد)، الذي أعرفه لا يستعين بطائرة هليكوبتر للتنقّل بين 8 مباني. |
Detay vermedi ama bu işi yapmak için Ruiz'i kullanacağını söyledi, şu anda. | Open Subtitles | لم يخبرني بالتفاصيل لكنه قال إنه يستعين بـ(رويز) ليفعل ذلك حالياً |