Bazıları artık izledikleri şeye bile inanmıyor. | Open Subtitles | أصبح الناس لا يصدقون ما يشاهدونه بعد الآن |
Belki de ailemizin, izledikleri şeyleri yapmayacaklarına güvenmek zorundayızdır. | Open Subtitles | ربما نحتاج الى أن نثق بوالدينا على أن لا يفعلوا ما يشاهدونه |
Manevi açıdan birçok şeyi alıp götürebilir çünkü insanlar izledikleri şeyin gerçek olmadığını anlayabiliyorlar. | Open Subtitles | لأن الناس يعرفون أن ما يشاهدونه ليس حقيقياً |
Bu programlara katılan insanlardan daha ucuz olanlar olsa olsa bunları izleyenler olabilir. | Open Subtitles | أقسم أن الحياة تكون أدنى عندما الأشخاص الذين في العرض هم فقط من يشاهدونه |
Bu filmi yapanlar ve bunu izleyenler hayatınıza kötü şeyleri davet ediyorsunuz. | Open Subtitles | حتى أنتم يا من تصنعون هذا الفلم والناس الذين سوف يشاهدونه متأخرين عني جداً |
Eğer bu izledikleri şeyse, onun hakkında bilgim olmasını isterim. | Open Subtitles | إن كان هذا ما يشاهدونه أريد أن أعرف عنه |
İzledikleri adam da o zaten. | Open Subtitles | وهو الرجل الذي يشاهدونه. |