| - Renkli halini olarak gösteriyorlar. | Open Subtitles | إنهم يعرضونه بالنسخة ذات المشهد الملون المعاد ترميمه حسنًا |
| Şimdi şoför kurslarında millete gösteriyorlar. | Open Subtitles | الآن أصبحوا يعرضونه بأقسام التدريس. |
| Defalarca gösterdiler diye olaylar değişmeyecek ya. | Open Subtitles | أعني.. لن يتغير الموقف... لأنهم يعرضونه مرة بعد مرة بعد مرة |
| Bütün gece haberlerde bunu gösterdiler. | Open Subtitles | -ماونت بلزنت، عند 81 و (ساليم)" )..." -إنّهم يعرضونه بالأخبار طوال الليل |
| Çok komik. Geçen gece filmden bahsediyordum, şimdi o var televizyonda. | Open Subtitles | هذا مضحك، كنتُ أتحدّث عن الفيلم منذ يومين، و الآن يعرضونه. |
| Yeah, evet, kaydedip, 11:30'da banttan yayınlıyorlar. | Open Subtitles | حسناً، إنّهم يسجّلون في فترة ما بعد الظهر وبعد ذلك يعرضونه على الهواء في الـ 11: 30 |
| - Evet. Yayınlayacaklar. | Open Subtitles | ـ أجل، سوف يعرضونه |
| Sonra bu diziyi dizi seçenlere gösteriyorlar. | Open Subtitles | ثم يعرضونه على الناس التي تختار بينها |
| Sık sık televizyonda gösteriyorlar. | Open Subtitles | إنهم يعرضونه على التلفاز كثيراً... |
| Bütün gece haberlerde bunu gösterdiler. | Open Subtitles | -ماونت بلزنت، عند 81 و (ساليم)" )..." -إنّهم يعرضونه بالأخبار طوال الليل |
| Sana televizyonda onun olduğunu söyleyen benim zaten. | Open Subtitles | أنا التي قلتُ لكَ أنّهم يعرضونه. |
| Sürekli yayınlıyorlar. | Open Subtitles | يعرضونه طوال الوقت. |
| Ve yayınlıyorlar. | Open Subtitles | وبعد ذلك يعرضونه |