| Bize bunu öneriyor çünkü davayı kaybedeceğini ve milyon ödemek zorunda olduğunu biliyor. | Open Subtitles | إنه يقدّم لنا هذا العرض لأنه يعرف بأنه سيخسر القضية... وسيكون عليه أن يدفع لنا مليون... |
| Tabii beynin onun çakal olduğunu biliyor. | Open Subtitles | ولكن عقلكِ يعرف بأنه مُنتهز للفرص |
| Çünkü Albay insanlar kadar daha özel bir şeyin olmadığını biliyor. | Open Subtitles | لأن العقيد يعرف بأنه لا يوجد هناك أشخاصمميزون. |
| Dr. Eugene göçmen bürosunu arayacağını söyledi çünkü iznim olmadığını biliyor... | Open Subtitles | دكتور يوجين قال بأنه سيتصل بدائرة الهجرة لانه يعرف بأنه ليس لدي اوراق |
| Benim evim olduğunu biliyormuş gibi. | Open Subtitles | وكأنّه كان يعرف بأنه كان منزلي |
| Senin olduğunu biliyormuş. | Open Subtitles | إنه يعرف بأنه أنت |
| Neden aklı başında her insanın imkansız olduğunu bildiği bir şeyin doğru olduğuna inandınız? | Open Subtitles | لماذا تومن به، في تلك اللحظة شيء من شأن أي رجل عاقل يعرف بأنه مستحيل |
| Ve kalbim bunun gerçek olduğunu biliyor | Open Subtitles | وقلبي يعرف بأنه حقيقي |
| Kalbim bunun gerçek olduğunu biliyor | Open Subtitles | وقلبي يعرف بأنه حقيقي |
| Ve kalbim bunun gerçek olduğunu biliyor | Open Subtitles | وقلبي يعرف بأنه حقيقي |
| Herkes onun burada olduğunu biliyor mu? | Open Subtitles | هل الجميع يعرف بأنه هنا ؟ |
| Wallace, onun son üç aydır burada olmadığını biliyor. | Open Subtitles | ولاس يعرف بأنه غائب اخر ثلاث أشهر |
| Wallace, onun son üç aydır burada olmadığını biliyor. | Open Subtitles | ولاس يعرف بأنه غائب اخر ثلاث أشهر |
| - Efendim? - Merhaba, ben Saga. Senin olduğunu biliyormuş. | Open Subtitles | إنه يعرف بأنه أنت |
| Neden aklı başında her insanın imkansız olduğunu bildiği bir şeyin doğru olduğuna inandınız? | Open Subtitles | لماذا تومن به، في تلك اللحظة شيء من شأن أي رجل عاقل يعرف بأنه مستحيل |