| - Nereden bildin? Dinle, bebeği gözünün önünden ayırma. Ben yoldayım, tamam mı? | Open Subtitles | اسمعى، لا تتدعى هذا الطفل يغيب عن نظرك، انا فى الطريق، حسنا ؟ |
| Daha da önemlisi, o köpeği gözünün önünden ayırma. | Open Subtitles | و بالتأكيد لا تدع هذا الكلب يغيب عن ناظرك |
| Onu gözünden kaçırma demiştim sana. | Open Subtitles | أخبرتك أن لا تجعليه يغيب عن ناظريك |
| Daniel seni bilgilendirir ve bilgilendirdiğinde de bana bir iyilik yap ve ben dönene kadar gözünü üstünden ayırma. | Open Subtitles | - دانييل سيخبرك بكل شيئ - وبعد أن يفعل اعملي معروف , ولا تدعيه يغيب عن ناظريكي |
| Geçen seferki gibi gözünün önünden ayrılmasına izin verme. | Open Subtitles | لا تدعيه يغيب عن عينك كمان فعلتِ المرة السابقة. |
| Bu yüzden, anlaşma imzalanana kadar, bunu gözümün önünden ayırmayacağım. | Open Subtitles | إلى أن يتم توقيع المعاهدة لن أدع هذا يغيب عن ناظريّ |
| Pekâlâ. Onu bizim eve götür ve gözünün önünden ayırma. | Open Subtitles | حسنٌ، خذه إلى منزلي ولاتدعه يغيب عن ناظريك. |
| Pekâlâ. Onu bizim eve götür ve gözünün önünden ayırma. | Open Subtitles | حسنٌ، خذه إلى منزلي ولاتدعه يغيب عن ناظريك. |
| - Peki, kutuyu buraya getir. Gözünün önünden ayırma. | Open Subtitles | ،حسناً، أعد الصندوق إلى هنا لا تدعه يغيب عن ناظريك |
| - Peki, kutuyu buraya getir. Gözünün önünden ayırma. | Open Subtitles | ،حسناً، أعد الصندوق إلى هنا لا تدعه يغيب عن ناظريك |
| Ama onu fazla gözünün önünden ayırma. | Open Subtitles | ولكن لا تتدعيه يغيب عن نظرك طويلا. |
| Pilotu gözden kaçırma. | Open Subtitles | لا تجعلوا القبطان يغيب عن انظاركم |
| Pilotu gözden kaçırma. | Open Subtitles | لا تجعلوا القبطان يغيب عن انظاركم |
| Meslektaşım Debra Fischer, Gezegen Avcıları Projesi’nin kurucusu, insanların o sırada şöyle dediğini aktardı; "Sen delisin. Bir bilgisayarın bir sinyali kaçırma şansı yok." | TED | زميلتي (ديبرا فيشر) مؤسسة مشروع الباحثون عن الكواكب، قالت أن الناس في ذلك الوقت كانوا يقولون: "أنت مجنونة. لن يغيب عن الحاسوب أية إشارة بأي حالٍ من الأحوال." |
| Gözlerini üstünden ayırma. -Tamam! | Open Subtitles | لا تدعه يغيب عن ناظريك |
| Güzel, sakın gözünü üstünden ayırma. | Open Subtitles | جيد لا تجعله يغيب عن ناظريك |
| Bu yaşanan olaydan sonra onun gözümün önünden ayrılmasına izin vermeyeceğim. | Open Subtitles | حسناً، بعدما حدث لن أدعه يغيب عن ناظرى |
| Yani gözünün önünden ayrılmasına izin verme. | Open Subtitles | ولذلك لا تدعيه يغيب عن ناظركِ |
| Gözünün önünden ayrılmasına izin verme. | Open Subtitles | لا تدعيه يغيب عن ناظرك |
| Neyin peşinde olduğunu öğrenmeden onu gözümün önünden ayırmayacağım. | Open Subtitles | لن أدعه يغيب عن ناظري حتى أعلم ما الذي ينوي فعله |
| Neyin peşinde olduğunu öğrenmeden onu gözümün önünden ayırmayacağım. | Open Subtitles | لن ادعه يغيب عن نظري، حتي اعلم ما يُخطط له. |
| Onu gözümün önünden ayırmayacağım. | Open Subtitles | لن أدعه يغيب عن ناظريّ حتّى يأتوا من أجله |