| Yanıtı bilmek istediğimden yüzde yüz emin olmasam da soruyorum. | Open Subtitles | أطرح هذا السؤال رغم عدم يقيني من رغبتي بمعرفة الجواب |
| Her mütevazi küçük ofis binası web arama, Daha emin ı o değilim. | Open Subtitles | مع كلّ بناء مكاتب متواضع نفتّشه يزداد يقيني بذلك. |
| Tıpkı sana verdiği parayı senin istemediğinden emin olduğum gibi. | Open Subtitles | كذلك هو يقيني بأنك لم تطلبي منه المال الذي منحك إياه |
| Benim bu kadar emin olduğum bir şeyi neden paylaşmadığını anlamıyorum. | Open Subtitles | لا أستطيع أن أفهم لماذا لا تشارك يقيني. |
| Neden kendimden emin olmam bir kusur olsun ki? | Open Subtitles | لماذا يقيني عيب؟ |
| Ray'ın bundan kolay kolay kurtulamayacağına emin olduğum kadar. | Open Subtitles | قدر يقيني بأن (راي) لن ينجو من هذا المأزق! |
| Şu anda emin olduğum tek şey bu. | Open Subtitles | -هذا الآن هو يقيني الأوحَد . |