| Vaktimi boşa harcamakla geçen tüm o yıllar onun için adil değildi. | Open Subtitles | ،العبث طوال كل تلك السنوات لم يكن عدلاً لها |
| Senin inancını eleştirmem adil değildi. | Open Subtitles | لم يكن عدلاً مني أن أشكّك في معتقداتك |
| Oraya girdim çünkü bu adil değildi. | Open Subtitles | لقد فعلت ذلك لأنه لم يكن عدلاً |
| Hadi ama bu adil değildi. | Open Subtitles | اوه هذا لم يكن عدلاً. |
| Ben Luke ile düzenli bir ilişki içindeyken "monogami" bile diyemeyen kızların Matty'e asılması hiç adil değildi. | Open Subtitles | لم يكن عدلاً أنني في علاقة متينة مع (لوك) بينما (ماتي) تتم مغازلته من قبل فتيات |
| Hiç adil değildi. | Open Subtitles | لم يكن عدلاً |