| onu bir diğeriyle nasıl ilişkilendirdiğimizi gösteren kolektif bir icattır. Bizi motive eden şeyin üzerine bir pencere açabiliriz. | TED | ومن خلال تحليل مختلف تعقيدات وغرابة اللغة، بأعتقادي يمكننا فتح نافذة على فهم غرابة وتعقيدات تصرفاتنا كبشر. |
| Frank Amca'nınkini açabiliriz ama diğerlerininki beklememiz lazım. | Open Subtitles | كيف حالك يا صغيري يوم رائع يمكننا فتح هدية العم فرانك لكن لن نفتح الباقين الأن |
| Yardımınızla sanırım davayı yeniden açabiliriz. | Open Subtitles | وبمساعدتك، أعتقد أننا يمكننا فتح القضية مرة أخرى |
| Elimizde anahtar yoksa, onun açtığı elimizde olmayan hiçbir şeyi açamayız. | Open Subtitles | لو ليس بحوزتنا المفتاح لا يمكننا فتح أياً ما يفتحه |
| Ama yakınlarda küçük bir gezegen var. Orada açabilirim. | Open Subtitles | ولكن هناك كواكب قريبة يمكننا فتح أحدها هناك |
| - Bu kapıyı açamıyoruz, değil mi? | Open Subtitles | لا يمكننا فتح هذا الباب أليس كذلك؟ |
| Bu aleti zorla açamayacağız. Kilit açma şifresinin ne olduğunu öğrenmemiz lazım. | Open Subtitles | لا يمكننا فتح هذا الشئ عنوة , يجب علينا معرفة رمز فتح القفل |
| Başka bir şey var mı yoksa artık kutuyu açabilir miyiz? | Open Subtitles | هل من شيء آخر أو يمكننا فتح الصندوق الآن؟ |
| Bu anahtarla buradaki bütün kasaları açabiliriz. | Open Subtitles | يمكننا فتح كل صندوق هنا بواسطة هذا المفتاح |
| Araba yarıştırmamız gerekmez, kerhane açabiliriz. | Open Subtitles | لن يكون علينا التجول سيارة سيارة بعد الآن، يمكننا فتح بيت دعارة. |
| Şimdi dna örneğimiz olduğuna göre güvenliğin kilidini açabiliriz. | Open Subtitles | الآن أن لدينا عينة من الحمض النووي له، يمكننا فتح الخزنة |
| Gökyüzünde kocaman dolunay var kapıyı açabiliriz. | Open Subtitles | البدر في أعلى السماء يمكننا فتح البوابة |
| Eğer istersen kutuların hepsini açabiliriz. | Open Subtitles | يمكننا فتح كل الصناديق لك لو رغبت |
| Bunları ne zaman açabiliriz? | Open Subtitles | عندما يمكننا فتح هذه ؟ |
| Bir dükkan açabiliriz, nakitimiz var. | Open Subtitles | يمكننا فتح متجر والربح منه |
| Emin olmak için tahliye etmeliyiz. Dünya'ya geçit açamayız. | Open Subtitles | ينبغي لنا إخلاء المدينة ، فقط للتأكد نحن لا يمكننا فتح البوابة إلى الأرض |
| Telefonsuz kapıları açamayız. | Open Subtitles | لا يمكننا فتح الأبواب.. والتليفونات معطلة |
| Yine de dışarı atamayız, kapıyı bile açamayız. | Open Subtitles | لكن لا يمكننا رميها في الخارج لا يمكننا فتح الأبواب حتى |
| Ama yakınlarda küçük bir gezegen var. Orada açabilirim. | Open Subtitles | ولكن هناك كواكب قريبة يمكننا فتح أحدها هناك |
| Bu canavarı açamıyoruz. | Open Subtitles | لا يمكننا فتح هذا الوحش |
| Barı açamayacağız. | Open Subtitles | لا يمكننا فتح الفترينه |
| Hediyeleri bu gece açabilir miyiz? | Open Subtitles | هل يمكننا فتح الهدايا الليلة ؟ |