| böyle güneşli bir gün daha olamaz bunun bir tekrarı olamaz... kimin bu kadar parası var? | Open Subtitles | لن هناك يوم مشمسا هكذا هذا اليوم لا يحدث مرتين اين من يملك المال.. |
| mutlaka bunu satın alacak birileri olmalı... böyle güneşli bir gün daha olamaz bunun bir tekrarı olamaz... kimin bu kadar parası var? | Open Subtitles | يجب ان يكون هناك من سيشترى لن هناك يوم مشمسا هكذا هذا اليوم لا يحدث مرتين اين من يملك المال.. |
| parası olan en yüksek sesi alır, görsel ve zihisel çevreye hükmeder. | TED | فمن يملك المال الاكثر .. هو الذي يملك الصوت الاعلى ويسيطر على التعبير المرئي والصوتي |
| Senin, ah, sponsorun -- parası olan, gizli adam -- aslında morgda yardımcın Luke'u arayan kişi, yani bütün bu çılgınca şeyi bir araya getiren kişi... | Open Subtitles | مستثمرك الرجل الغامض الذي يملك المال وهو الشخص الذي أتصل بلوك في المشرحه |
| Babamın kumandalı gözlük dükkanı için parası yok. | Open Subtitles | حسناً ابي, لانه لا يملك المال لمحل أجهرة النظارات |
| Jean La Bete param var diyorsa parası vardır.. | Open Subtitles | عندما جون لابيتا يقول انه يملك المال |
| Çok parası var, ama bunlardan birine sahip değil. | Open Subtitles | لكنه لا يملك هذه ولا يملك الأصدقاء هذا صحيح إنه يملك المال |
| İsveç'in Charles Ponzi'si olarak anılan adamın artık vatanım diyeceği bir ülke kalmamış olabilir ama yenisini almaya yetecek parası var. | Open Subtitles | الرجل الذي بات يُعرف الآن بـ"شارلز بونزي السويدي" لم يعد لديه أي بلد يناديه "وطني" ولكنه يملك المال الكافي لشراء وطن |
| Yani parası var diye onunla birlikte olamazsın. | Open Subtitles | أعني، لا يمكنك البقاء مع رجل لأنه يملك المال. |
| Sırf babanın parası var diye sıranın başına geçemezsin. | Open Subtitles | فقط لان والدك يملك المال لا يعني انك تستطيع قطع الطابور |
| - parası var diye nefret etme. Carter romantik birisi. | Open Subtitles | لا تكرهه لأنه يملك المال كارتر هنا |
| Ödeyecek parası var mı onun? | Open Subtitles | هل يملك المال ليدفع؟ |
| Ben de, kocasının parası olan tatlı bir bayan buldum. | Open Subtitles | فوجدت امرأة جميلة زوجها غبي يملك المال |
| En büyük projemi hayata geçirebilecek kadar parası olan, şehirdeki tek adamı buldum; ama sen, gidip onun maymununu mu öldürdün? | Open Subtitles | تعقّبت الرجل الوحيد في المدينة الذي يملك المال ليقتلع مشروع إلهامي و أنت قتلت قرده اللعين؟ |
| parası olan tek adam benim. | Open Subtitles | أنا الرجل الوحيد الذي يملك المال |
| Yemek almak için parası olan bir adam. | Open Subtitles | رجل يملك المال وقادر على شراء الطعام |
| parası olan birinin aradığını fark edene kadar reddettiler ama sonra... | Open Subtitles | لقد أنكرو ذلك حتى أدركو أن شخصًا يملك المال يبحث عنه. --انهم يقولون |
| Ama suikastçi kiralayacak kadar parası yok onun. | Open Subtitles | ولكنّه لم يكن يملك المال ليستأجِر قاتِلاً مُحترِفاً |
| parası yok, kimliği. Çok uzağa gitmiş olamaz. | Open Subtitles | لا يملك المال و لا يملكُ هوية لا يمكنهُ الذهاب بعيداً |
| Belki parası vardır, belki kurşunu vardır. | Open Subtitles | ربما يملك المال من أجلك، ربما يملك رصاصة، حسناً... |
| parası vardı o uyduruk hediye dükkânından kazanamayacak kadar çok parası. | Open Subtitles | لقد كان يملك المال وليس من وظيفته بذلك المتجر الرخيص |