| Bilmeni isterim ki yapmak üzere olduğum şeyi kızım için yapıyorum. | Open Subtitles | أريدك أن تعرف أنه ما يوشك على الحدوث هو لمصلحة ابنتي |
| O kıvılcım yaratıcı tarafından o parmakla bahşedilmek üzere, ki Âdem'in elinden bir milimetre uzakta. | TED | يوشك الخالق على منح الشرارة إلى ذلك الأصبع، الذي يبعد مليمترا واحدا عن يد آدم. |
| Seni iyice benzetmek üzere olan adamlar böyle konuşur. | Open Subtitles | الرجل الذى يوشك على ضربك هو من يتحدث هكذا |
| Donanım neredeyse hazır. Fakat naqahdah-lityum hidrat oranlarında sorun var. | Open Subtitles | الجهاز يوشك على الإكتمال لكن تبقى نسبة مزج الناكوادا مع الليثيوم |
| Geçen dört yılın ardından, artık en sonunda şafak sökmek üzereydi. | Open Subtitles | الأن وأخيراً، وبعد ما يقرب من 4 سنوات يوشك الفجر على أن ينبلج |
| Nihayet, katil gerçek kimliğini açığa vurmak üzeredir. | Open Subtitles | أخيراً يوشك القاتل أن يكشف عن هويّته الحقيقيّة. |
| Baba olmak üzere ve hiç bir sorumluluk kabul etmiyor. | Open Subtitles | فالفتى يوشك أن يصبح أباً ومازال يرفض تحمل المسؤولية. |
| Tek istediğim oğlanla konuşman, seni için değil, onun için değil, doğmak üzere olan bebek için. | Open Subtitles | كل ما أدعوك للقيام به هو محادثة الفتى، ليس من أجلك، ولا من أجله، إنما لأجل الطفل الذي يوشك أن يولد. |
| Hiçbiriniz ölmek üzere olan için konukçu olmayı kabul etmediniz. | Open Subtitles | لا يوجد أحد لديكم تطوع ليكون مضيفا لأحدنا عندما يوشك على الموت |
| Bekliyorum. gitmem lazım oğlan Nico erkek olmak üzere. | Open Subtitles | أنا كليّ جاهز الولد نيكو يوشك أن يصبح رجلا |
| Güzel. Tamam. Gidip kız kardeşlerine bu haylazın gelmek üzere olduğunu söyleyeceğim. | Open Subtitles | حسناً، سأذهب لأخبار أخواتك بأن هذا الشقي يوشك على الولادة |
| Yapmak üzere olduğu banka işi nedeniyle beş yıl verin. | Open Subtitles | اعطوه خمس سنوات لعملية بنك يوشك على تنفيذها |
| Çünkü şu an ormandan gelmek üzere olan şeyi kontrol edemem. | Open Subtitles | لأنّ ما يوشك على الخروج من تلك الغابة شيء لا أستطيع التحكّم فيه |
| Evet ama burada datalara gömülmüşüm. Top sana gelmek üzere. | Open Subtitles | القـُرص يوشك على الإقتراب منك,كيف تُريد الإستسلام كيف تُريد أن يتذكرك الناس؟ |
| İşte. İkinci kez saatine baktı. Beklediği şey gerçekleşmek üzere. | Open Subtitles | ،نظر لساعته للمرة الثانية ما ينتظره يوشك على الحصول |
| Başkan, size, Pantora ve Bağımsız Sistemler Konfederasyonu arasında bir ittifak kurulmak üzere olduğunu bilmenizi istedi. | Open Subtitles | الرئيس يريد ان يعلمكم بتحالف يوشك ان يحدث بين بانتورا |
| Ölmek üzere olan sevgiliye denilecek şey mi bu? | Open Subtitles | هل هذا شيء ينبغي أن تقوليه لشخص كان يوشك على الموت ؟ |
| En azindan, sonbaharin sonlarinda, neredeyse yumurtadan cikmaya hazirdir | Open Subtitles | و الآن، في آخر الخريف، يوشك الفرخ علي الخروج. |
| Oraya da gelmeyeceğiz. SNM neredeyse boşalmış. | Open Subtitles | لا سبيل إلى هذا أيضا فالزى بى إم يوشك على نفاد طاقته |
| English Martyrs'ı ateşe vermek üzereydi. | Open Subtitles | كان يوشك على اشعال "منطقة "شهداء الإنجليز |
| Yolculuğunun en şiddetli aşamasına girmek üzeredir. | Open Subtitles | يوشك على ولوج أعنف مرحلةٍ في رحلته |
| Logan Cale'e eğlence yok. Dünya sona doğru yaklaşıyor. | Open Subtitles | لا وقت للمرح بالنسبة للوجان كيل العالم يوشك على الإنتهاء |