| Yalan söylediğim anlamına geliyor, kadınları taciz edebilirmişim anlamına geliyor. | Open Subtitles | ما يَعني أني أكذِب و يَعني أني يُمكنني أن أستغِلَ النِساء |
| Şüpheci olduğum için beni bağışlayın... ama bu muhtemelen bokluk peşinde olduğunuz anlamına geliyor. | Open Subtitles | و ربما هذا يَعني أنكُم تُخططونَ لشيءٍ ما |
| Artık kimsenin saçmalığını kaldıramam anlamına geliyor. | Open Subtitles | يَعني أني لَن أقبَل الهُراء مِن أحَد بعدَ الآن |
| Lanet bir ceset. Bunun anlamını biliyor musun? | Open Subtitles | جُثَّة، أتَعرِفُ ما يَعني ذلك؟ |
| Bunun anlamını biliyor musun? | Open Subtitles | و تَعرِفُ ما يَعني ذلك؟ |
| Travis'in senin için anlamını biliyorum. | Open Subtitles | أَعْلم كَمْ ترافس يَعني لكِ. |
| Tabii aslında bu Preston'ın ölümünden beni suçladıkları anlamına geliyor, ama bunu tartışmayacak kadar ırkçılar. | Open Subtitles | و هذا بالطَبع يَعني أنهُم يَلوموني على مَوتِ بريستون إلا أنهُم أجبَن مِن أن يُواجِهوني |
| Bu da Karen ve Russell'ı idare edecek vaktim olmadığı anlamına geliyor. | Open Subtitles | الذي يَعني بأنه ليس لدي وَقّت لأواجه كارين وروسل. |
| Beni bir işte çalışmaya zorlayacaklar, bu da eskisi kadar eve adayacak vaktim olmayacağı anlamına geliyor. | Open Subtitles | - وسيدعونني أَحصلُ على عمل، الذي يَعني بأنّه لَن يكونَ لدي وَقّت لتكريسه للمنزل. |