Bizim şu güvenlik görevlisinin en azından 3 el ateş ettiğini doğruluyor. | Open Subtitles | يُؤكّدُ بأنّ حارسُ أمننا نَزلتْ على الأقل ثلاث طلقاتِ. |
Bu da Debbie'nin saldırganla boğuştuğunu doğruluyor. | Open Subtitles | يُؤكّدُ الذي ديبي قاتلَ مَع مهاجمِها. |
Toksikoloji, damarlarında aşırı doz eroin, kokain ve metamfetamin olduğunu doğruluyor. | Open Subtitles | Tox يُؤكّدُ المستوى العالي للهيروينِ، الكوكائين , methamphetamine في نظامِها. |
Balistik, tüm bu 9 mm'lik kovanların aynı silahtan atıldığını doğruluyor, ama Doktor Robbins bu mermi parçalarını Bayan Espinosa'dan çıkardı. | Open Subtitles | Ballistics يُؤكّدُ الذي كُلّ هذه أغلفة ملليمترِ تسعة أُطلقَ في نفس السلاحِ، لكن Doc Robbins سَحبَ جزء thisullet |
Otopsi, kurbanın sol akciğerine isabet eden tek bir mermi ile öldürüldüğünü doğruluyor. | Open Subtitles | يُؤكّدُ تشريحُ الجثة الذي الضحيّةُ ماتَ من a جرح من طلق ناري وحيد خلال الرئةِ اليسرى. |
Kapıcının hikayesini doğruluyor. | Open Subtitles | 47 يُؤكّدُ البوَّابَ القصّة. |
-Kadının hikâyesini doğruluyor bu. | Open Subtitles | الذي يُؤكّدُ قصّةَ الزوجةَ. |