| "Sana elinden geleni yapman için değil, kazanman için para veriyorlar." | Open Subtitles | "لا يُدفَع لك المال لتبذل قصار جهدك ولكن يُدفَع لك لتربح" |
| Ve ben de bu devlet erkini güçlendirecek metotlar tasarlayarak para kazanıyorum. | Open Subtitles | وأنا أجلس هناك، كل يوم يُدفَع لي كي أصمم طرق لتضخيم قوة الدولة تلك. |
| Size bunun için para verildiği sürece bunu yapabilirsiniz. | Open Subtitles | أنك متاح دائماً للشهادة مادام يُدفَع لك |
| Çünkü bize Chicago vatandaşlarını... -...koruyalım diye para veriyorlar. -Eee? | Open Subtitles | لأنه يُدفَع لنا كي نخدم ونحمي المواطنين الجيدين في شيكاغو - إذاً؟ |
| Arkadaşın olduğum için bana para ödemelisin. | Open Subtitles | -يجب أن يُدفَع لي لكوني صديقك. |
| Sana yardım edeyim diye birisinin para ödediği kişiyim. | Open Subtitles | شخص يُدفَع إليه ليساعدك |
| Çalışanına para öder ve karşılığını istersin. | Open Subtitles | الموظفون يُدفَع لهم ليعملوا، |