| Şok tedavisi onun fikriydi. Bu tedavi hafızaya zarar veriyor. | Open Subtitles | علاج الصدمة لقد كان من فكرتها أنه يُدمر الذاكرة |
| Şok tedavisi onun fikriydi. Bu tedavi hafızaya zarar veriyor. | Open Subtitles | علاج الصدمة لقد كان من فكرتها أنه يُدمر الذاكرة |
| Damon kendine zarar veriyor işte. | Open Subtitles | (دايمون) أصبح يُدمر ذاتياً |
| Fakat şu anda onu mahvetmekle meşgul, ve senin de ince ayar için çok vaktin kaldığı söylenemez. | Open Subtitles | فى هذه اللحظة ، فأنهُ يُدمر برنامجك و لكي أكون صريحاً... ... ليس لديكِ الوقت الكافي لضبط النفس ، صحيح؟ |
| Dünya kendini mahvetmekle meşgul. | Open Subtitles | هذا العالم يُدمر نفسه. |
| Politikada zayıf görünmek kurban olmak, kariyerini mahvedebilir. | Open Subtitles | في السياسة الظهور بمظهر الضعف كونك ضحية، قد يُدمر مهنتك |
| Tüm harmanı mahvedebilir. | Open Subtitles | ولكن هذا سوف يُدمر الحصاد. |
| Bu herkesi mahvedebilir. | Open Subtitles | سوف يُدمر هذا حياة الجميع |
| - İskoçya ile ittifak Fransayı mahvedebilir. - Benimle evlenmek istemiyorsun. | Open Subtitles | {\pos(189,217)} التحالف مع سكوتندا ، قد يُدمر فرنسا - أنت لاترغب في الزواج مني - |