| Kitabın bir yerinde yaşlanmanın, tedavi edilebilir bir hastalık olduğu yazıyor. | Open Subtitles | يَقُولُ بطريقة ما بأنّ العُمرِ مرض، مرض يُمْكِنُ أَنْ يُعالجَ. |
| Davranış değişikliği ile kolayca tedavi edilebilir. | Open Subtitles | ' هو يُمْكِنُ أَنْ يُعالجَ بتعديلِ السلوكِ. |
| Yoğun dindar bir çevrede bulunmam seni tedavi edebilir | Open Subtitles | بـ بيئة صلاةِ مركّزةِ يُمْكِنُ أَنْ يُعالجَ ذلك |
| Ayakta tedavi edilebilir. | Open Subtitles | يُمْكِنُ أَنْ يُعالجَ كمريض خارجي |
| Kömür ile tedavi edilebilir. | Open Subtitles | هو يُمْكِنُ أَنْ يُعالجَ بالفحمِ. |