Bu olayla, Amerikan Yerlileri tarihinde yeni bir dönem başladı. | TED | مع هذه الواقعة، بدأ عصر جديد في تاريخ السكان الأمريكيين، |
Canlı ördek ölü ördeğin üstüne çıktı ve çiftleşmeye başladı. | TED | البطّ الحيّ صعد فوق الميّت، و بدأ في التزاوج معه. |
Takip eden hafta, oldukça yüzeysel kas resiztansı göstermeye başladı. | TED | في الأسبوع التالي بدأ بشكل طفيف يظهر بعض المقاومة العضلية. |
Sonra anlatmaya başladı. Fareler de insanlar gibi yavrularını farklı şekillerde yalıyorlardı. | TED | ثم بدأ بإخباري بأن الجرذان، كما البشر، تلعق صغارها بطرقٍ مختلفةٍ للغاية. |
Onlar ile daha çok zaman geçirdikçe, melodim onlarınkine benzemeye başladı. | TED | وكلما كنت أطيلُ البقاء بجانبها، كلما بدأ لحني يشبه لحنهم أكثر. |
12 köy ile küçük başladı, şimdi 24 köyde var. | TED | لقد بدأ صغيرا بـ 12 قرية. والآن في 24 قرية. |
Liseden sonra bir dizi tuhaf işte çalışırken romanlar ve denemeler yazmaya başladı. | TED | بعد تخرجه من الثانوية بدأ بالتدوين وكتابة الروايات والمقالات وكذلك القيام بوظائف غريبة. |
Henüz arkamı dönmeden, rayın üzerindeki herkes bağrışmaya ve kaçışmaya başladı. | TED | قبل أن التفت، كل من كان حولي بدأ بالصراخ و الهروب. |
Herşey o Büyük Patlama ile başladı. O zaman, soru şu: Nasıl oldu? Nasıl gelişti? Evren biçimini nasıl aldı? | TED | كل هذا بدأ من الإنفجار الكبير، و لذلك السؤال هو: كيف حصل ذلك؟ كيف تطور ذلك؟ و كيف تشكل الكون؟ |
Bunun nasıl meydana gelebileceğini de bilim ancak çözmeye başladı. | TED | و اليوم فقط، بدأ العلم إكتشاف كيف يعمل كل هذا. |
Ama çok geçmeden o acı hissi geri gelmeye başladı. | TED | ولكن بعد فترة قصيرة، بدأ ذلك الشعور بالألم يراودني مجددًا. |
Ancak Nazi hitabetinin hararetine şahit olunca ilk kez sorgulamaya başladı. | TED | لكنّه عندما شهد حماسة الخطاب النازي، بدأ يتسائل عنه للمرّة الأولى. |
Benim hileye olan ilgim Enron'un ortaya çıkışı ve aniden patlaması sırasında başladı ve bu süreçte yaşananları değerlendirmeye başladım. | TED | لذا، فقد بدأ إهتمامي بالكذب حينما جاء إنرون إلى المشهد، وإنفجر فجأةً، وقد بدأت بالتفكير حول ما الذي يحدث هنا. |
Eğlence olarak başladı, korkunçlaştı ve sonra sadece bir ihtiyaç oldu. | TED | لقد بدأ الأمر كتسلية، لقد أصبح مخيفاً، وبعد ذلك، صار ضرورياً. |
Sonra ateş etmeye başladı. Oradaki kadını vurdu, ben de bir daha vurdum. | Open Subtitles | ثم بدأ بإطلاق النار و أصاب تلك المرأة هناك ، لذا ضربته مجدداً |
Sonra ateş etmeye başladı. Oradaki kadını vurdu, ben de bir daha vurdum. | Open Subtitles | ثم بدأ بإطلاق النار و أصاب تلك المرأة هناك ، لذا ضربته مجدداً |
Birkaç yerli ortaya çıktı, Chivington korktu ve ateş etmeye başladı. | Open Subtitles | اثنان من الهنود اقبلا علينا ماشيا تشيفينجتون خاف، بدأ بإطلاق النار |
Ama bir gün beni şaşkınlıktan afallatarak ailesinden bahsetmeye başladı. | Open Subtitles | ولكن ,ولدهشتى ,فى احد الايام, بدأ يتكلم معى عن عائلته. |
Böylelikle Andy, haftada bir mektup yazmaya başladı aynen dediği gibi. | Open Subtitles | و هكذا بدأ أندى يكتب خطابا كل أسبوع تماما كما قال |
Hepsi de iğrençti. Bu yüzden başkalarının karakterlerini çalmaya başladı. | Open Subtitles | وهي سيئة ، لذا بدأ يسرق شخصيات من إختراع آخرين |