| Onu çıkarmayın! | Open Subtitles | لا تخرج إلى ذلك! |
| Onu çıkarmayın! | Open Subtitles | لا تخرج إلى ذلك! |
| - Siz yerlerinizi alın ve işaretimi bekleyin, kuyu patlayana kadar da kıpırdamayın, ses çıkarmayın. | Open Subtitles | .. وتنتظروا الأشارة ولا تتحركوا, ولا تصدروا ضجيج حتى ينفجر البئر |
| Ambarda saklanın ve ses çıkarmayın. | Open Subtitles | اختبئوا في مخزن الحبوب ولا تصدروا أي صوت. |
| Konuşmayın. Gözbağınızı çıkarmayın. | Open Subtitles | لا تتكلموا, ولا تنزعوا عصابة أعينكم. |
| Konuşmayın. Gözbağınızı çıkarmayın. | Open Subtitles | لا تتكلموا, ولا تنزعوا عصابة أعينكم. |
| Buradaki herkes hakkında birşey bildiğimi sakın aklınızdan çıkarmayın. | Open Subtitles | لا تنسوا أني أعرف شيئًا عن كل واحد هـُـنا. |
| Bıçağı çıkarmayın, kan kaybını hızlandırır. | Open Subtitles | لا تنزع السكين من الجرح هذا سيسرع من عملية نزيف الدماء |
| O sesleri çıkarmayın, burada diken üstündeyim. | Open Subtitles | لا تصدروا هذه الأصوات إنني على الحافة تماماً |
| Lütfen az ve öz konuşun ve yüksek veya tiz bir ses çıkarmayın. | Open Subtitles | أرجوكما، تكلّما باختصار ولا تصدروا أي أصوات عالية وحادة |
| Orada durun ve çıt çıkarmayın. | Open Subtitles | قفوا هنا، و لا تصدروا أي صوتٍ لعين |
| Bu ülkede İslam'a en çok hizmet etmiş iki insanı aklınızdan çıkarmayın. | Open Subtitles | ...و لا تنسوا أن أكثر من خدم الإسلام ...في هذه البلاد هما اثنان |
| Şunu aklınızdan çıkarmayın. Onların zararına olan bizim yararımızadır. | Open Subtitles | لكن لا تنسوا ما هو سيء له هو جيد لنا |
| Size söyleyene kadar, bunu çıkarmayın. | Open Subtitles | لا تنزع هذا حتىأخبركبذلك. |
| - Kemerinizi çıkarmayın. | Open Subtitles | لا تنزع حزامك. |