| çadırdaki gece yüzünden böyle değil mi? | Open Subtitles | هذا بسبب ماحدث في الخيمة تلك الليلة |
| - çadırdaki tedarikçilerle o ilgilenecek. | Open Subtitles | - هو المسؤول عن المصنعين المتواجدين في الخيمة |
| Senin çadırdaki yerin burası, tamam mı? | Open Subtitles | هذا ركنك من الخيمة, حسناً؟ |
| Abilerimin zevceleri, bu inançlarla doğmamıştı ve içlerinde korku yüzünden eşlerine, kırmızı çadırdaki sırrımızdan bahsetmişlerdi. | Open Subtitles | ولكن زوجات إخوتنا لم يُولدوا في ظل هذه المعتقدات، وبسبب هلعهم قاموا بإخبار أزواجهم حيال أسرار خيمتنا الحمراء |
| Mor çadırdaki Betsey Johnson gösterisindeyim ve onu buldum. | Open Subtitles | "انا بمعرض "جيتسى جونسون بالخيمة الأورجوانية |
| Betty, yeşil çadırdaki Sean John gösterisine gitmen gerekiyor. | Open Subtitles | اتمنى الا اضل الطريق بيتى) عليكِ ان تنتهى من عرض) سين جون" بالخيمة الخضراء" |
| Turuncu çadırdaki. | Open Subtitles | في الخيمة البرتقالية |
| - çadırdaki oğlanlarla? | Open Subtitles | - هؤلاء الصبية تحت بالخيمة |