| Ben seni cezalandırmanın yolunu ararken o huysuz katırı çaldılar. | Open Subtitles | بينما كنت قلقا بشأن الركل بمؤخرتك سرقوا ذلك البغل المشاكس |
| Onlar sana spermini geri veremeyeceklerini söylediklerinde senin geleceğini çaldılar, değil mi? | Open Subtitles | عندما قال انك لا يمكنك إستعادة منيك قد سرقوا منك مستقبلك صحيح؟ |
| Hayır, bizim çocuklarımızı çaldılar. Kim yapar ki yani bunu? | Open Subtitles | كلا لقد سرقوا أولادنا أعني ، من يفعل ذلك ؟ |
| Evlerimizin anahtarlarını alıp her şeyimizi çaldılar. | Open Subtitles | أخذوا مفاتيح بيوتنا ونظفوها من محتوياتها |
| Ama altını teslim etmek yerine çaldılar. | Open Subtitles | ولكن بدلاً من تسليم الذهب , سرقوه |
| Sesimi çaldılar ve onun sonrasında söylediğim hiçbir şeyin önemi olabileceğini inanmaya cesaret etmedim. | TED | سرقوا صوتي، وفي مابعد، لم أكن أجرؤ على الاعتقاد أن أي شيء يمكن أن أقوله سيكون مهماً |
| Yardım edin, bavulumu çaldılar! | Open Subtitles | ساعدوني, لقد سرقوا حقيبتي. لقد تركتها هنا. |
| Maden şirketinin bürosundan bir külçe altın çaldılar... ve oturdukları barakanın döşemelerinin altına sakladılar. | Open Subtitles | سرقوا سبيكة ذهب خارج مكتب التعدين هناك و أخفوها تحت لوح أرضية الكوخ الذى عاشوا فيه |
| Ajan yerleştirdiler, belgeleri çaldılar, vs. vs. | Open Subtitles | زرعوا الجواسيس و سرقوا الوثائق و فعلوا أكثر من ذلك بكثير |
| O masum bakışları biz kadınlardan çaldılar. Gidelim. | Open Subtitles | سرقوا تلك النظرة البريئة منا نحن النساء ، دعنا نذهب |
| Cevap ver bana. Glengarry müşterilerini çaldılar. | Open Subtitles | حسنا, أجبنى لقد سرقوا اسماء عملاء جلين جارى |
| Asıl benim, polisi aramam gerekir. Cüzdanımı çaldılar! | Open Subtitles | أنا من عليه الإتصال بالشرطة، لقد سرقوا محفظتي |
| Bilmiyorum, ama şu üç herif oğlumun atını ve kızağını çaldılar. | Open Subtitles | لا اعرف , لكن هؤلاء الرجال الثلاثة سرقوا حصان ابني و زلاجتة |
| Üniformalarımızı, silahlarımızı ve şok tabancalarımızı çaldılar. | Open Subtitles | لقد سرقوا ملابسنا ومسدساتنا وصواعقنا الكهربائية |
| Bütün fikirlerimi çaldılar. "Seni kim sever bebek" benim cümlemdi. | Open Subtitles | أجل أخذوا كل أفكاري من يحبك عزيزي" كان هذا فكرتي" |
| Diğer bekçiler onu çaldılar. | Open Subtitles | واولئك الحراس الليليين العجزه قد سرقوه |
| Birçok insan küçük hilelerle, küçük miktarlarda çaldılar. | TED | لقد ضبطنا الكثير من الناس يغشون بسرقة القليل. |
| Siz kaçtıktan sonra Ölüm Lordları kamyonu çaldı. - Kamyonumu mu çaldılar? | Open Subtitles | أخبار سيئة، أسياد الموت سرقوها بعد أن هربت |
| Bu adamlar dört asker öldürdüler. Halkın yüklüce parasını çaldılar. | Open Subtitles | هؤلاء الرجال قتلو أربع جنود وسرقوا الكثير من أموال الناس. |
| Peki alacak başka bir sürü araba varken neden benim arabamı çaldılar? | Open Subtitles | اذاً لما يسرقون سيارتي مع وجود الكثير ليأخذوها؟ |
| Sirk sahibinin karavanına gittiler. Kasanın içindekileri çaldılar. | Open Subtitles | إنهما دخلا مقطورة صاحب السيرك، حيث سرقا محتويات الخزنة. |
| Fakat soruşturma sonuçları valiye ulaştırılırken polisin tekinden delilleri çaldılar. | Open Subtitles | لكن مباشرةً قبل التحقيقِ وَصلَ الحاكمُ، سَرقوا دليلاً مِنْ مخبر. |
| Teknolojimizi çaldılar. | Open Subtitles | لكن التكنولوجيا سُرقت |
| Hani şu üç kağıt yapacağınız insanlar... Ne kadar çaldılar? | Open Subtitles | هؤلاء الناس الذين كنت تحاول أن تحتال عليه كم سرقو |
| Sana bi yorum yapayım çaldılar amına koyayım Hepsini çaldılar | Open Subtitles | هؤلاء المخادعين قد سرقوني |
| Kapıyı çaldılar, cevap yoktu. Dolayısıyla giriş için kanunî bir sebep de yoktu. | Open Subtitles | لقد قرعوا الباب, لم يجب احد لم يكن هناك سبب قانوني للدخول |
| İtalyan mokasenlerini çaldılar mı? | Open Subtitles | هل سُرق حذائك ذو الكعب العال؟ |